a, the ya da hiçbiri: İngilizcede tanımlıklar

Türkçede the yok, a için de bir ancak yarı yarıya yetiyor. Ne zaman a, ne zaman the, ne zaman hiçbir şey; ve Türkçe konuşanların en sık yaptığı tanımlık hataları.

Türkçede olmayan bir şey

İngilizcede tekil, sayılabilen bir isim neredeyse hiçbir zaman yalnız durmaz. Önünde a, the, my, this ya da başka bir küçük kelime vardır. Türkçede ise isim çoğu zaman tek başına durur: Kapıyı kapat, Masada kitap var, Annem öğretmen.

Bu küçük kelimelere tanımlık denir ve iki tane vardır: belirsiz a (an) ve belirli the. Türkçede ikisinin de tam karşılığı yoktur. Bir kelimesi a’nın bir kısmını karşılar; the’nin işini ise Türkçede bağlam, belirtme hâli eki (kapıyı) ya da kelime sırası görür. Bu yüzden Türkçe konuşan biri için tanımlıklar bir kural değil, yeni bir düşünme alışkanlığıdır.

a / an: bir tane, ilk kez anılan

a, sayılabilen tekil bir şeyden ilk kez söz ederken kullanılır: dinleyen henüz hangisi olduğunu bilmez. Türkçe bir çoğu zaman buraya tam oturur:

  • Tepede eski bir kilise var → There is an old church on the hill.
  • Onun yeşil bir kitabı var → She has a green book.

a mı an mı olacağına harf değil, bir sonraki kelimenin ilk sesi karar verir: ünsüzle başlıyorsa a, ünlüyle başlıyorsa an. an egg, an hour (h okunmaz), ama a university (“yu-” diye başlar). Ve karar veren isim değil, hemen sonraki kelimedir: an egg ama a big egg.

  • An hour is sixty minutes.

    Bir saat altmış dakikadır.

  • She is an honest woman.

    O dürüst bir kadın.

Türkçenin bir koymadığı yer: meslekler

Asıl tuzak buradadır. Türkçede meslek söylerken bir kullanmayız: Annem öğretmen, Ağabeyim mühendis. İngilizcede tanımlık zorunludur:

  • My mother is a teacher.

    Annem öğretmen.

My mother is teacher ya da My mother teacher, Türkçe konuşanların her seviyede yaptığı en tipik hatadır. Aynısı what ile kurulan ünlemlerde de geçerlidir: What a beautiful day! (Ne güzel bir gün!). Burada Türkçe de bir kullanır, bu yüzden bu kez işin kolay.

the: hangisi olduğunu ikimiz de biliyoruz

the, dinleyenin hangi şeyden söz edildiğini bildiği durumlarda kullanılır:

  • daha önce anıldıysa: Bir bahçemiz var. Bahçe küçük. → We have a garden. The garden is small. Türkçede ikinci cümlede bahçe yalın gelir; İngilizcede the gerekir.
  • ortamdan belliyse: Kapıyı kapat → Close the door. Hangi kapı olduğu belli; Türkçe bunu -ı ekiyle gösterir.
  • tek bir tane varsa: the sun, the moon, the world.
  • We have a garden. The garden is small.

    Bir bahçemiz var. Bahçe küçük.

Pratik bir ipucu: Türkçede bir isim belirtme hâli eki alıyorsa (kitabı okudum, kapıyı aç), İngilizcede büyük ihtimalle the gerekir: I read the book, Open the door. Kural değil ama iyi bir başlangıç noktası.

Hiçbir şey: genel konuşurken

İngilizcede bir şeyden genel olarak söz ederken tanımlık kullanılmaz:

  • çoğul isimlerle: Kediler sevimlidir → Cats are cute. (The cats değil.)
  • sayılamayan isimlerle: Kahve severim → I like coffee.
  • çoğulda a hiç yoktur: Onlar anahtar → They are keys.
  • I like coffee, but the coffee in this house is terrible.

    Kahve severim, ama bu evdeki kahve berbat.

Bu cümle iki kullanımı yan yana gösterir: genel olarak kahve (coffee, tanımlıksız) ve bu evdeki belirli kahve (the coffee).

Bir de kurumlar ve günlük düzen ifadeleri vardır: at school, at work, at home, go to bed, by bus. Okula öğrenci olarak gidiyorsan the yoktur: I am at school. Burada da Türkçe alışkanlığın işe yarar: okulda, evde, işte.

En sık yapılan hatalar

  • My father is engineer. → My father is an engineer.
  • I like the music. (genel olarak müziği seviyorsan) → I like music.
  • Sun is hot. → The sun is hot.
  • There is a book on table. → There is a book on the table.
  • She has a long hairs. → She has long hair. (hair sayılamaz, tanımlıksız.)

Nasıl öğrenilir

Tanımlıkları kurallar listesinden öğrenmek neredeyse imkânsızdır; kurallar çok, istisnalar daha çoktur. Ama sık karşılaşılan durumlar birkaç tanedir: meslek, ilk kez anılan şey, daha önce anılan şey, genel konuşma. Bunları cümlelerde, isimle birlikte, yüzlerce kez yazınca a ile the tek tek düşünülmeden isimle birlikte gelmeye başlar. Konuşurken a’yı unutmak, okurken fark edilmeyen ama yazarken hemen yakalanan bir hatadır; bu yüzden yazmak, tanımlıklar için en hızlı yoldur.

Uygulamayı indirBir derste gör

Sıradaki yazı

  • Tek bir o, üç zamir: he, she, it

    Türkçede herkes ve her şey o’dur; İngilizcede her seferinde he, she ya da it arasında seçim yapman gerekir. Bu seçimin kuralları, özneyi neden hiç düşürmemen gerektiği ve him, her, it ile devam eden zincir.

  • Past simple mı, present perfect mi? -dı, -mış ve -dır tuzağı

    Türkçe geçmişi gördüğün ve duyduğun şeye göre ayırır, İngilizce ise zamana bağlı olup olmamasına göre. Bu yüzden -dı ile -mış İngilizcedeki iki geçmiş zamana oturmaz. Seçimi belirleyen soru ve -dır’ın İngilizcede nereye gittiği.

Tek bir cümleyle başla.

Yaz, yanlış yap, nedenini anla. Yöntemin tamamı bu.

Şimdi indirGoogle PlayÇok yakındaHemen indirApp StoreÇok yakında

Henüz mağazalarda değil. E-postanı bırak; çıkış günü tek bir mesaj alacaksın.

Çıkışta tek bir e-posta. Bülten yok, kimseyle paylaşılmaz.