İngilizce ne kadar sürede öğrenilir?

Seviye başına kaç saat gerektiği, Türkçe konuşan biri için bu sürenin neden biraz daha uzun olduğu ve okulda geçen yılların bu hesaba neden pek az girdiği.

Önce birim: yıl değil, saat

“Kaç yılda öğrenilir?” sorusunun cevabı yoktur, çünkü bir yıl, haftada bir saat ders de olabilir, her gün iki saat çalışma da. Dil öğrenimi saatle ölçülür: rehberli öğrenme saati, yani ders ya da yapılandırılmış çalışma. Dizi izleyerek, şarkı dinleyerek geçen zaman buna dahil değildir; faydalıdır ama başka bir şeydir.

Sınav kurumlarının ve dil okullarının tahminleri birbirine oldukça yakındır. Avrupa ölçeğinin (CEFR) seviyeleri için kabaca:

Seviye Ne yapabilirsin Toplam saat (yaklaşık)
A1 Kendini tanıtmak, basit sorular, kafede sipariş 100
A2 Günlük durumlar: yol sormak, alışveriş, randevu 200
B1 Seyahatte ve ülkede rahat idare etmek, gerçek sohbet 400
B2 Anadili İngilizce olanlarla zorlanmadan konuşmak 600

Seviyeler eşit aralıklı değildir. Her biri, öncekilerin hepsinin toplamı kadar zaman ister.

Türkçe konuşan biri için neden biraz daha uzun

Bu rakamlar, İngilizceye yakın dilleri konuşanlar için daha kısa, uzak diller için daha uzundur. Türkçe ile İngilizce birbirinden uzaktır:

  • farklı dil aileleri: ortak kelime kökü neredeyse yok; Fransızcadan geçen kelimeler dışında her kelime yenidir;
  • ters kelime sırası: Türkçede fiil sonda, İngilizcede öznenin hemen arkasında;
  • Türkçede olmayan yapılar: tanımlıklar, he / she ayrımı, zorunlu özne, present perfect.

Buna karşılık İngilizcede Türkçe konuşanı zorlayan hâl ekleri, cinsiyet ve uzun çekim tabloları yoktur, ve İngilizce gündelik hayatın her yerinde. Sonuçta Türkçe konuşan biri, bir Fransız ya da Alman öğrenciden genellikle bir miktar daha fazla saate ihtiyaç duyar; ama aradaki fark, Japonca öğrenen bir İngilizinki gibi uçurum değildir.

Okulda geçen yıllar sayılır mı?

Çoğu kişi ilkokuldan üniversiteye kadar yüzlerce saat İngilizce dersine girmiştir. Kâğıt üzerinde bu, B1 için yeterli bir süre. Gerçekte ise pek azı B1’dedir. Neden?

Çünkü o saatlerin çoğu dilin kendisine değil, dil hakkındaki bilgiye harcanmıştır: tablolar, kurallar, test teknikleri, şık eleme. Okuma ve test çözme becerisi gelişir; konuşma ve yazma ise neredeyse hiç çalışılmaz. Ölçeğin seviyeleri ise tam tersine, ne yapabildiğini ölçer: cümle kurabiliyor musun, derdini anlatabiliyor musun?

İyi haber: o saatler boşa gitmedi. Kelimeleri tanıyor, kuralları duymuş, zamanların adını biliyorsun. Pek çok kişi, anlamada bir iki seviye ileride başlar. Eksik olan, bilinenin üretime dönüşmesidir ve o kısım için sıfırdan başlayan biri kadar saat gerekmez.

Günde ne kadar?

Toplam saat aynı olsa bile nasıl dağıldığı önemlidir. Haftada bir kez üç saat çalışmak, her gün yarım saat çalışmaktan çok daha az verimlidir; çünkü bellek tekrarla, aralıklarla güçlenir. Hafta sonu öğrendiğinin çoğu, bir sonraki hafta sonuna kadar silinir.

Kabaca bir hesap: her gün 30 dakika düzenli çalışma, yılda 180 saat civarı eder. Bu hızla A1 birkaç ayda, A2 bir yılın içinde, B1 iki yıl civarında gelir. Günde bir saat çalışan, bu süreleri yarıya indirir. Bunlar söz değil, tahmindir; ama hepsinin varsaydığı bir şey vardır: o saatler izlemeye değil, dili üretmeye, yani cümle kurmaya, yazmaya, konuşmaya harcanır.

Hızlandıran ve yavaşlatan şeyler

Hızlandıranlar:

  • her gün az da olsa çalışmak, haftada bir kez çok çalışmaktan iyidir;
  • cümle kurmak: okuduğun ve dinlediğin değil, kendin ürettiğin şey kalır;
  • hatalarının hemen düzeltilmesi, ki aynı hata alışkanlığa dönüşmesin;
  • unutmaya başladığın şeyi tam zamanında tekrar etmek.

Yavaşlatanlar:

  • yalnızca dinlemek ve okumak: anlama ilerler, konuşma yerinde sayar;
  • kelime listesi ezberlemek: kelimeler cümle içinde kullanılmadan kalıcı olmaz;
  • uzun aralar: üç haftalık bir ara, bir haftalık çalışmayı silebilir;
  • “önce bütün kuralları öğreneyim, sonra konuşurum” beklentisi.

Sonuç

Türkçe konuşan biri için günlük hayatta rahat idare edeceği B1 seviyesi, düzenli çalışmayla birkaç yüz saat uzaklıktadır; yani iki yıl civarı, daha yoğun çalışana daha kısa. Okulda geçen yıllar bu sürenin bir kısmını karşılar, ama yalnızca anlama tarafında. Konuşma tarafını, o saatleri cümle kurarak geçirmek dışında kısaltan bir yol yoktur.

Uygulamayı indirBir derste gör

Sıradaki yazı

  • Var ve yok İngilizcede: there is mi, have mi?

    Türkçe tek bir kelimeyle iki ayrı şeyi söyler; İngilizce bunlar için iki ayrı yapı kullanır. Bir yerde bir şey olması ile birinin bir şeye sahip olması arasındaki fark ve var/yok’un İngilizceye nasıl aktarıldığı.

  • Yalancı eşler: sandığın anlama gelmeyen İngilizce kelimeler

    Türkçe pek çok kelimeyi Fransızcadan ve İngilizceden aldı, ama yolda anlamlarının bir kısmı değişti. Sempatik, aktüel, kondisyon gibi tanıdık görünen ve seni yanıltan kelimeler ve gerçekte ne anlama geldikleri.

Tek bir cümleyle başla.

Yaz, yanlış yap, nedenini anla. Yöntemin tamamı bu.

Şimdi indirGoogle PlayÇok yakındaHemen indirApp StoreÇok yakında

Henüz mağazalarda değil. E-postanı bırak; çıkış günü tek bir mesaj alacaksın.

Çıkışta tek bir e-posta. Bülten yok, kimseyle paylaşılmaz.