Fiil neden sonda değil: İngilizcede cümle sırası
Türkçede fiil cümlenin sonuna gelir, İngilizcede öznenin hemen arkasına. Bu tek fark her cümleyi değiştirir. Temel sıra, yer ve zamanın nereye gittiği ve sorularda sıranın nasıl değiştiği.
İki dil, iki ayrı mantık
Türkçede cümlenin en önemli kelimesi sona saklanır: Ben her sabah mutfakta kahve içerim. Dinleyen, ne olduğunu ancak son kelimede öğrenir. Arada kalan her şeyin sırası da oldukça serbesttir: Her sabah ben mutfakta kahve içerim, Mutfakta her sabah kahve içerim da olur, yalnızca vurgu değişir.
İngilizcede durum neredeyse tam tersidir. Fiil erkenden, öznenin hemen arkasında gelir ve sıra serbest değildir: I drink coffee in the kitchen every morning. Kelimelerin yerini değiştirirsen ya anlam bozulur ya da cümle yanlış olur. İngilizcede hâl ekleri olmadığı için “kim kime ne yaptı” sorusunu ekler değil, sıra cevaplar.
Temel kalıp: özne, fiil, nesne
İngilizce cümlenin iskeleti üç parçadır:
- özne: işi yapan, I, my sister, the children;
- fiil: drink, works, went;
- nesne: fiilin etkilediği şey, coffee, a letter.
Kız kardeşim mektup yazdı → My sister wrote a letter. Türkçede mektup fiilden önce gelir; İngilizcede a letter fiilden sonra. Türkçe sırayı koruyan My sister a letter wrote her İngilizcenin anlayacağı ama hiçbirinin söylemeyeceği bir cümledir.
İkinci kural: fiil ile nesne ayrılmaz. Türkçede kahveyi her sabah içerim doğaldır; İngilizcede araya hiçbir şey giremez. I drink every morning coffee yanlıştır; I drink coffee every morning doğrudur.
Yer ve zaman: sona, önce yer
Türkçede zaman ve yer genellikle fiilden önce, çoğu zaman da başta gelir: Saat yedide mutfakta kahve içeriz. İngilizcede bunlar cümlenin sonuna gider ve sıraları bellidir: önce yer, sonra zaman.
We drink coffee in the kitchen at seven o'clock.
Saat yedide mutfakta kahve içeriz.
Türkçeyle karşılaştırınca sıra adeta ayna görüntüsüdür: Türkçede saat yedide → mutfakta → kahve → içeriz, İngilizcede we → drink → coffee → in the kitchen → at seven o'clock. Zaman ifadesi vurgu için başa da alınabilir (Yesterday we played football), ama özne ile fiilin arasına asla girmez.
Özne her zaman yerinde
Türkçede özne çoğu zaman düşer, çünkü fiilin eki kimin yaptığını zaten söyler: Geliyorum, Çalışıyorlar. İngilizce fiilin böyle bir eki yoktur, bu yüzden özne her zaman yazılır: I am coming, They are working.
Türkçede hiç öznesi olmayan cümleler de vardır: Soğuk, Geç oldu, Yağmur yağıyor. İngilizce bunlara anlamsız bir özne, it ekler: It is cold, It is late, It is raining. Bu it bir şeyi göstermez, yalnızca öznenin yerini doldurur.
It is late and we are tired.
Saat geç ve yorgunuz.
Sorularda sıra değişir
Türkçede soru, cümlenin sırasına dokunmadan mi ekiyle kurulur: Kahve sever misin? İngilizcede ise soru cümlenin başından belli olur ve bunun için sıra değişir.
be fiili olan cümlede fiil öznenin önüne geçer: You are ready → Are you ready? Diğer fiillerde ise başa yardımcı bir kelime gelir, do, does ya da did, ve asıl fiil yalın kalır: You like cheese → Do you like cheese?
Do you like cheese?
Peynir sever misin?
Soru kelimesi varsa en başa o gelir, ardından aynı yardımcı fiil: Nerede çalışıyor? → Where does she work? Türkçede nerede fiilin hemen önünde dururken İngilizcede cümlenin en başına geçer.
Cümleler
İngilizce yaz
O nerede çalışıyor? (kadın)
soru sözcüğü + yardımcı fiil + özne + fiil kökü; özne: o = kadın (she)
Türkçe konuşanların en sık yaptığı soru hatası, Türkçe gibi sırayı koruyup yalnızca tonlamayla soru sormaktır: You like cheese? Konuşmada anlaşılır, ama yazıda ve sınavda yanlıştır ve alışkanlık olursa bir daha kolay kolay gitmez.
Sıfat ismin önünde, Türkçedeki gibi
Bir iyi haber: sıfat Türkçedeki gibi ismin önüne gelir. Büyük bir ev, a big house; eski bir kilise, an old church. Tek fark tanımlığın yeri: Türkçede bir sıfattan sonra, İngilizcede a sıfattan önce gelir. Big a house değil, a big house.
Nasıl alışılır
Kuralı okumak birkaç dakika sürer; onu konuşurken uygulamak ise aylar. Türkçe sıra, zihnin varsayılan ayarıdır ve acele ettiğin her an geri gelir. Bunu değiştirmenin tek yolu, İngilizce cümleleri baştan sona kendin kurmaktır: yüzlerce kez, fiili öznenin hemen arkasına koyarak, ta ki I … drink doğal gelene ve I coffee drink kulağına yanlış gelene kadar. Yalnızca okuyup dinlemek bu ayarı değiştirmez; çünkü okurken sırayı biri senin yerine kurmuştur.
Uygulamayı indirBir derste gör
Sıradaki yazı
- a, the ya da hiçbiri: İngilizcede tanımlıklar
Türkçede the yok, a için de bir ancak yarı yarıya yetiyor. Ne zaman a, ne zaman the, ne zaman hiçbir şey; ve Türkçe konuşanların en sık yaptığı tanımlık hataları.
- Tek bir o, üç zamir: he, she, it
Türkçede herkes ve her şey o’dur; İngilizcede her seferinde he, she ya da it arasında seçim yapman gerekir. Bu seçimin kuralları, özneyi neden hiç düşürmemen gerektiği ve him, her, it ile devam eden zincir.