Dizi ve altyazıyla İngilizce: ne kazandırır, ne kazandırmaz
Yabancı dizileri altyazıyla izlemek kulağını eğitir, kelime hazineni büyütür ve İngilizceyi hayatının bir parçası yapar. Ama tek başına seni konuşturmaz. Ne kazandırdığı, nerede durduğu ve nasıl daha verimli izlenir.
Bir neslin İngilizce öğretmeni
Türkiye’de pek çok kişi İngilizcesinin büyük bir kısmını okuldan değil, ekrandan aldı. Önce kanallarda Türkçe altyazılı yabancı filmler, sonra internetten indirilen ve gönüllülerin çevirdiği altyazılarla izlenen diziler, şimdi de yayın platformları. Bir dizinin yeni sezonunu Türkçe altyazısı çıkmadan İngilizce altyazıyla izlemeye başlamak, pek çok kişinin İngilizcede attığı ilk ciddi adım oldu.
Bu boşa giden bir zaman değil. Ama neyi geliştirdiğini ve neyi geliştirmediğini bilmek önemli.
Neler kazandırır
Kulak. Gerçek İngilizce, ders kitabındaki İngilizceden çok daha hızlıdır: kelimeler birbirine bağlanır, küçük kelimeler yutulur, going to “gonna” olur. Saatlerce dinleyen biri bu akışa alışır. Pek çok kişi, okulda hiç öğretilmeyen bu anlama becerisini dizilerden kazanır.
Kelime ve kalıp. Diziler, ders kitaplarının vermediği gündelik dili verir: I'm fine, no way, what's up, I'll be right back. Aynı kalıbı onlarca bölümde duyduğunda, onu ezberlemeden öğrenirsin.
Doğal kullanım. Kibarlık kalıpları, ironi, bir şeyin ne zaman şaka ne zaman ciddi olduğu: bunlar kitaptan değil, gerçek konuşmayı izleyerek öğrenilir.
Süreklilik. Belki de en önemlisi bu: İngilizce bir ders olmaktan çıkar ve hayatının bir parçası olur. Her gün bir saat dizi izleyen biri, farkında olmadan yılda yüzlerce saat İngilizce dinler.
Neler kazandırmaz
Konuşma. Dizi izlemek bir dinleme işidir. Cümleyi senin yerine başkası kurar; sen yalnızca anlarsın. Anlamak ile kurmak farklı becerilerdir ve biri ötekini kendiliğinden getirmez. Yıllarca dizi izleyip I'm fine, thank you dışında bir cümle kuramayan insanlar bu yüzden vardır.
Dilbilgisi. Bağlam sayesinde he went’i anlamak kolaydır; ama sen konuşurken he go diyorsan, dizi bunu düzeltmez. Hatalarını kimse görmez, hatalar da yerleşir.
Doğru biçim. Konuşma dilinde duyduğun şeylerin bir kısmı yazıda yanlıştır ya da yalnızca belli bir ortamda kabul görür. Ain't, me and him went, gonna: anlarsın ama ne zaman kullanılacağını dizi sana söylemez.
Türkçe altyazı, İngilizce altyazı, altyazısız
Türkçe altyazıyla izlerken aslında Türkçe okursun; İngilizce arka planda kalır. Kulak bir miktar alışır, ama beynin dikkatini okuduğun metne verir. Eğlence için iyidir, öğrenme için en zayıf seçenektir.
İngilizce altyazıyla izlemek, öğrenme açısından çoğu kişi için en verimli seçenektir. Duyduğun sesi yazılı biçimiyle eşleştirirsin; bu da İngilizcenin yazıyla sesin birbirini tutmadığı bir dil olduğu düşünülünce çok değerlidir. Hızlı konuşulan bir yeri hem duyar hem okursun.
Altyazısız izlemek, ancak altyazılı izlerken neredeyse her şeyi anladığında işe yarar. Erken başlarsan anladığın çok azalır ve hem keyif hem öğrenme kaçar.
Daha verimli izlemek için
- Tanıdık bir şeyle başla. Daha önce Türkçe altyazıyla izlediğin bir diziyi İngilizce altyazıyla yeniden izlemek, konuyu bildiğin için dile odaklanmanı sağlar.
- Günlük hayat dizileri seç. Arkadaş grubunu, aileyi, iş yerini anlatan diziler, gündelik dili verir. Tıp, hukuk ya da bilim kurgu dizileri, ilk aşamada çok fazla özel kelime içerir.
- Bir kalıbı yakala ve kullan. İzlerken duyduğun ve beğendiğin bir cümleyi yaz; ertesi gün onu kendi cümlende kullanmaya çalış. Dinlediğini üretime dönüştürmenin en basit yolu budur.
- Bir sahneyi tekrar et. Kısa bir sahneyi birkaç kez izle, sonra replikleri seslendirmeye çalış. Hem telaffuzu hem ritmi çalıştırır.
Sonuç
Dizi izlemek, İngilizceyi hayatının içinde tutmanın ve kulağını eğitmenin en keyifli yoludur; bırakmanı gerektiren hiçbir neden yok. Ama tek başına seni konuşturmaz. Anlama tarafını dizilere bırak, konuşma tarafı için ise ayrı bir zaman ayır: kendi cümlelerini kurduğun, hatalarının düzeltildiği bir zaman. İkisi bir araya geldiğinde, dizilerde duyduğun kalıplar senin ağzından da çıkmaya başlar.
Uygulamayı indirBir derste gör
Sıradaki yazı
- Zaten bildiğin İngilizce kelimeler
Türkçe ile İngilizce farklı dil ailelerinden gelir, ama sanıldığından fazla ortak kelimeleri var. Fransızca üzerinden gelenler, doğrudan İngilizceden alınanlar ve bu kelimeleri tanıyıp kullanırken dikkat etmen gereken şeyler.
- İngilizce, Türkçe konuşan biri için zor mu?
Türkçenin sana bedavaya verdiği şeyler, tam da Türkçe konuştuğun için zorlandığın yerler ve bu kadar çok insanın neden her şeyi anlayıp konuşamadığı.