Türkçe konuşanlar için İngilizce telaffuz

Türkçe yazıldığı gibi okunur, İngilizce okunmaz. Türkçede olmayan sesler, ship ile sheep arasındaki fark, kelime sonundaki ünsüzler ve Türk aksanını en çok belli eden birkaç alışkanlık.

En büyük fark: yazı ile ses

Türkçe, dünyanın en düzenli yazı sistemlerinden birine sahiptir: her harfin tek bir sesi vardır, her ses tek bir harfle yazılır. Bir kelimeyi gördüğünde nasıl okunacağını bilirsin, duyduğunda da nasıl yazılacağını.

İngilizcede bu bağ yüzlerce yıl önce koptu. Yazım eski kaldı, telaffuz değişmeye devam etti. though, through, tough, thought: dört kelime, aynı -ough, dört farklı okunuş. Know’daki k, island’daki s, daughter’daki gh hiç okunmaz.

Bu yüzden ilk kural şu: İngilizce kelimeyi okuyarak değil, duyarak öğren. Türkçe refleksin her harfi seslendirmektir ve bu refleks İngilizcede seni yanıltır. Yeni bir kelimeyi her zaman sesiyle birlikte öğren.

Türkçede olmayan sesler

th. İngilizcede iki th sesi vardır: think, three’deki sert olan ve this, mother’daki yumuşak olan. İkisi de dilin ucu üst dişlere hafifçe değerken çıkarılır. Türkçede böyle bir ses yoktur ve yerine genellikle t ya da d söylenir: tink, dis. Bazen de s ve z: sink, zis. Anlaşılırsın, ama think ile sink (batmak) ya da three ile tree (ağaç) karışabilir.

three

three

üç

sayı

This word has three syllables.Bu kelimenin üç hecesi var.

w. Türkçede w yoktur; v ise bazen ona yaklaşır (tavuk, havuz kelimelerinde dudaklar neredeyse kapanmaz). İngilizcede w, dudaklar yuvarlanıp öne uzatılarak çıkarılır, dişler dudağa değmez: west, wine, walk. v ise Türkçedeki gibi alt dudak üst dişlere değerek söylenir: very, vest. Türkçe konuşanlar çoğu zaman ikisini de v yapar: vest (yelek) ile west (batı) aynı çıkar.

æ. cat, bad, man’deki ses, Türkçedeki e’den daha açıktır; ağız a der gibi açılır ama dil e konumunda kalır. Türkçe kulağa bad (kötü) ile bed (yatak) aynı gelir. İngilizce kulağa ise bambaşka iki kelimedir.

Kısa ve uzun ünlüler

Türkçede bir ünlüyü uzatmak anlamı değiştirmez (birkaç alıntı kelime dışında). İngilizcede değiştirir:

  • ship (gemi) ↔ sheep (koyun)
  • live (yaşamak) ↔ leave (ayrılmak)
  • full (dolu) ↔ fool (aptal)
ship

ship

gemi

isim

büyük deniz taşıtı

sheep

sheep

koyun

isim

Çoğulu da *sheep*: -s almaz.

The pig is fatter than the sheep.Domuz koyundan daha şişmandır.

Fark yalnızca uzunlukta değildir, ünlünün kendisi de değişir: ship’teki i Türkçe i ile ı arasında, gevşek bir sestir; sheep’teki ise gergin, uzun bir i’dir. Bu ikisini ayırt etmek kulak işidir: önce duymayı, sonra söylemeyi öğrenirsin.

Okunmayan ünlüler: schwa

İngilizcede vurgusuz heceler zayıflar ve çoğu ünlü, belirsiz kısa bir sese, schwa’ya dönüşür. doctor “dok-tor” değil, “dok-tı”ya yakın okunur; banana’nın üç a’sından yalnızca ortadaki gerçek bir a’dır. the, a, to, of gibi küçük kelimeler cümle içinde neredeyse yutulur.

Türkçe konuşanlar her ünlüyü tam ve net söyler, çünkü Türkçede öyledir. Bu, en çok aksanı belli eden alışkanlıktır: her hece aynı ağırlıkta, kelimeler tek tek, robot gibi. İngilizce kulağa doğal gelmesi için vurgulu heceye yüklenip diğerlerini hafifletmek gerekir.

Vurgu

Türkçede vurgu çoğunlukla son hecededir: kitap, öğretmen, istasyon. İngilizcede vurgunun yeri kelimeden kelimeye değişir ve yazıdan anlaşılmaz: PHOtograph, phoTOgraphy, photoGRAphic. Yanlış heceye vurgu yapmak, doğru sesleri söylesen bile kelimeyi tanınmaz hâle getirebilir. Yeni bir kelimeyi öğrenirken vurgusunu da birlikte öğren.

Kelime sonundaki ünsüzler

Türkçede kelime sonundaki b, c, d, g genellikle sertleşir: kitap (ama kitabı), ağaç (ama ağacı). Bu kural İngilizceye de taşınır: bad “bat”, dog “dok” olur. İngilizcede ise son ünsüz yumuşak kalmalıdır, çünkü sert hâli başka bir kelimedir: bad (kötü) ↔ bat (yarasa), bag (çanta) ↔ back (sırt).

Ünsüz yığınları

Türkçe, kelime başında iki ünsüzü yan yana sevmez; eski alıntılarda araya ya da başa bir ünlü ekler. station Türkçeye istasyon olarak, train tren (eskiden tiren) olarak girdi. Bu eğilim İngilizce konuşurken de geri gelir: street “sıtrit” ya da “ıstrit”, school “sıkul” olur. str-, spr-, sk- gibi başlangıçları araya ünlü koymadan, tek nefeste söylemeyi çalışmak gerekir.

r sesi

Türkçe r dilin ucuyla, hafifçe titreyerek çıkarılır ve her yerde okunur. İngilizce r’de dil hiçbir yere değmez, geriye doğru kıvrılır. İngiliz İngilizcesinde bir ünlüden sonra gelen r çoğu zaman hiç okunmaz: car “kaa”, water “woo-tı”. Amerikan İngilizcesinde okunur, ama Türkçedeki gibi değil.

Ne kadar önemli?

Aksanın olması sorun değildir; anadili İngilizce olmayan milyonlarca insan aksanla konuşur ve anlaşılır. Önemli olan, aksanın anlamı bozmamasıdır. Öncelik sırası kabaca şudur: önce vurgu ve okunmayan ünlüler (anlaşılmayı en çok bunlar etkiler), sonra ship/sheep gibi anlam değiştiren ünlüler, en son th ve w. Her yeni kelimeyi sesiyle birlikte öğrenmek ve kendi sesini kaydedip karşılaştırmak, bunların hepsi için en işe yarar yoldur.

Uygulamayı indirBir derste gör

Sıradaki yazı

  • İngilizcede kibar konuşmak

    Türkçede kibarlığı siz ve -ebilir misiniz taşır; İngilizcede ise you herkese aynıdır ve kibarlık başka yerlerden gelir. Would, could, please, yumuşatma kalıpları ve Türkçe konuşanı istemeden kaba gösteren birkaç alışkanlık.

  • Dizi ve altyazıyla İngilizce: ne kazandırır, ne kazandırmaz

    Yabancı dizileri altyazıyla izlemek kulağını eğitir, kelime hazineni büyütür ve İngilizceyi hayatının bir parçası yapar. Ama tek başına seni konuşturmaz. Ne kazandırdığı, nerede durduğu ve nasıl daha verimli izlenir.

Tek bir cümleyle başla.

Yaz, yanlış yap, nedenini anla. Yöntemin tamamı bu.

Şimdi indirGoogle PlayÇok yakındaHemen indirApp StoreÇok yakında

Henüz mağazalarda değil. E-postanı bırak; çıkış günü tek bir mesaj alacaksın.

Çıkışta tek bir e-posta. Bülten yok, kimseyle paylaşılmaz.