Tahmin bildiren modallar (şimdiki zaman)
Kısaca
| Ne kadar emin | Kalıp |
|---|---|
| eminim, doğru (-malı) | must be / must be + -ing |
| olası (-abilir) | might be / could be / may be |
| eminim, doğru değil (-amaz) | can't be (asla mustn't değil) |
Modal + yalın fiil: she must be (-s yok, to yok, be düşmez). Olmayabilir = might not be.
B1 · 12. ders · must, might ve can't ile tahmin yürütmek
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
Bu derste must, can't, might, may ve could kural ya da yetenek bildirmiyor. Bunlar, şu an doğru olan bir şeyden ne kadar emin olduğunu gösteriyor (deduction, yani çıkarım). Türkçede de aynısı var: -malı hem zorunluluk (Kemer takmalısın) hem tahmin (Evde olmalı) bildirir. İngilizcede de must böyledir: You must wear a seatbelt bir kuraldır, He must be a night owl ise bir çıkarımdır.
Türkçeyle eşleşme çok yakın: olmalı → must be, olabilir → might / could / may be, olamaz → can't be.
Emin olma ölçeği
| Ne kadar emin? | Kalıp | Örnek |
|---|---|---|
| %95 emin: doğru (-malı) | must be | She's always smiling. She must be very happy. |
| belki, yaklaşık %50 (-abilir) | might be | He isn't answering. He might be asleep. |
| belki, yaklaşık %50 (-abilir) | could be | That could be his sister. They look alike. |
| belki, yaklaşık %50 (-abilir, biraz daha resmî) | may be | The manager may be in a meeting. |
| %95 emin: doğru değil (-amaz) | can't be | He eats meat every day. He can't be a vegetarian. |
Kalıp hiç değişmez: modal + be. He/she/it için -s yok, to yok, do yok: she must be; asla she musts be ya da she must to be değil. be de asla düşmez. Türkçede Yorgun diyebilirsin ama İngilizcede He must tired yanlıştır, doğrusu He must be tired. Türkçedeki -dır ekinin (yorgundur) İngilizcede ek karşılığı yoktur; tahmini modal taşır.
must be: emin olduğun sonuç
Kanıt tek bir yönü gösteriyorsa ve eminsen must kullan. Kanıtı da çoğu zaman söylersin: His desk is always perfectly tidy. He must be very organised.
can't be: imkânsız olan
must be'nin karşıtı can't be'dir, tıpkı olmalı'nın karşıtının olamaz olması gibi: She's only twenty. She can't be his mother.
Olmaması lazım / olmamalı diye düşünüp mustn't be deme. Mustn't "yasak" demektir (ders 11): He mustn't be lazy "tembellik yasak" gibi bir kural olarak anlaşılır. "Tembel olamaz, eminim" demek için He can't be lazy de.
might be, could be, may be: sadece olası
Emin değilsen might, could ya da may seç. Üçü de Türkçedeki -abilir gibidir, aralarında anlam farkı neredeyse yok. Konuşmada might ve could daha yaygındır, may biraz daha temkinli ya da resmî durur.
Olumsuzun yerine dikkat et, tıpkı Türkçede olduğu gibi. Olmayabilir (belki değil) → might not be / may not be: He might not be at home. Olamaz (kesinlikle değil) → can't be. couldn't be de güçlüdür, olamaz demektir, olmayabilir değil. Bir de may be (iki kelime, fiil) ile maybe (tek kelime, belki) karışmasın: She may be tired = Maybe she is tired.
must be + -ing: şu an ne yaptığını tahmin etmek
Bu kalıp Türkçedeki -iyor olmalı ile aynıdır: modalden sonra be + -ing. The music is very loud. They must be having a party. (Parti yapıyor olmalılar.) Öbür modallerle de olur: She might be working late. He can't be sleeping, I can hear him on the phone.
| Modal | + be + -ing | Anlamı |
|---|---|---|
| must | must be doing | -iyor olmalı: şu an oluyor, eminim |
| might / may / could | might be doing | -iyor olabilir: belki şu an oluyor |
| can't | can't be doing | -iyor olamaz: şu an olmuyor, eminim |
Bu derste sadece şimdiki zaman var. Geçmişe dair tahminler (he must have been…) daha sonra gelecek.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 14 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
'He is never late. He must be very punctual.' cümlesinde konuşan ne kadar emin?
She works twelve hours a day. She ___ a workaholic.
He gives presents to everyone. He ___ very thoughtful.
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
The manager may be in a meeting.
Müdür bir toplantıda olabilir.
That could be his sister. They look alike.
Şu, onun kız kardeşi olabilir. Birbirlerine benziyorlar.
She's always smiling, so she must be very happy.
Hep gülümsüyor, o yüzden çok mutlu olmalı.
He isn't answering his phone. He might be asleep.
Telefonuna cevap vermiyor. Uyuyor olabilir.
You can't be serious! You hate getting up early.
Ciddi olamazsın! Erken kalkmaktan nefret edersin.
Your cousin could be a bit jealous of your success.
Kuzenin başarını biraz kıskanıyor olabilir.
She never talks about her prizes. She could be very modest.
Ödüllerinden asla bahsetmez. Çok alçakgönüllü olabilir.
He checks every report three times. He must be a perfectionist.
Her raporu üç kez kontrol eder. Mükemmeliyetçi olmalı.
Is he really so moody, or could he just be hungry?
Gerçekten bu kadar huysuz mu, yoksa sadece aç olabilir mi?
He's humming in the shower. He must be feeling cheerful today.
Duşta mırıldanıyor. Bugün kendini neşeli hissediyor olmalı.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 26
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Babam nerede? Her sabah olduğu gibi parkta koşuyor olmalı.