mustn't ile don't have to

Kısaca

Yapı Anlamı
mustn't + verb yasak (-memeli)
can't + verb izin yok, gündelik dil (-emez)
don't have to + verb gerekli değil, karar senin (zorunda değil)
doesn't (does not) have to + verb gerekli değil (he/she/it)
didn't (did not) have to + verb gerekli değildi (geçmiş)

You mustn't tell him = söyleme, yasak. You don't have to tell him = karar senin. Doğrusu He doesn't have to come: doesn't has to ya da aren't have to denmez.

B1 · 11. ders · mustn't mı, don't have to mı?

Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı

Geçen derste must ile have to ifadelerinin neredeyse aynı şeyi söylediğini gördün: bir şey gerekli. Olumsuz hâllerinde yolları ayrılır. Burada Türkçe sana yardım eder, çünkü aynı ayrım Türkçede de var. mustn't Türkçedeki -memeli ekine karşılık gelir ve eylemi yasaklar. don't have to ise zorunda değil / gerek yok demektir ve seçimi sana bırakır.

İki cümle, iki ayrı mesaj

  • You mustn't tell him the code. — Şifreyi söylemek yasak. Söyleme.
  • You don't have to tell him the code. — Söylemek gerekli değil. İstersen söylersin, istersen söylemezsin. Karar senin.

Olumsuzluğun nereye düştüğüne bak. söyle-me-meli biçiminde olumsuzluk eylemin kendisindedir ve eylemi yasaklar. zorunda değil biçiminde değil zorunluluğu ortadan kaldırır. İngilizce de aynı şekilde çalışır: mustn't eyleme HAYIR der. don't have to zorunluluğu kaldırır: kimse seni zorlamaz ama kimse engellemez de.

Neyin yasak, neyin isteğe bağlı olduğunu söylemek
YapıAnlamıÖrnek
mustn't + base formYasak. Yapma.Passengers mustn't lean out of the windows.
don't have to + base formGerekli değil. Sen seçersin.You don't have to wear gloves for this job.
doesn't have to + base formAynı anlam, he / she / it ileShe doesn't have to wear a helmet in the office.
can't + base formİzin yok (günlük kurallar)You can't park in front of the emergency exit.
didn't have to + base formGeçmişte gerekli değildiWe didn't have to wait long for the firefighters.

Tablodaki base form, fiilin yalın hâli demektir (wear, park, wait): önüne to gelmez, sonuna ek almaz.

doesn't have to

have to sıradan bir fiil gibi davranır, yani olumsuzunu geniş zamandaki öteki fiiller gibi do ile kurar. He, she, it ya da tek bir kişiyle doesn't have to (does not have to) kullan. have ise yalın kalır: He doesn't have to come doğrudur, he doesn't has to asla doğru değildir. mustn't hiç değişmez: I mustn't, she mustn't, they mustn't.

can't — gündelik dilde yasak

Türkçede burada sigara içemezsin bir yasak bildirir. İngilizcede can't konuşmada tam olarak böyle kullanılır: You can't smoke in the hospital. cümlesi orada sigara içmenin yasak olduğunu söyler. mustn't daha serttir. Yazılı uyarılarda, talimatlarda ve konuşanın kendi güçlü duygusunu dile getirirken kullanılır (You mustn't touch those wires!).

Geçmişte: didn't have to

must fiilinin geçmiş biçimi yoktur, have to fiilinin vardır. Geçmişte gerekli olmayan bir şey için her kişiyle didn't have to (did not have to) + yalın fiil kullan: I didn't have to go to hospital. She didn't have to pay for the course. Türkçedeki zorunda kalmadım ve gerek yoktu bunu anlatır. -memeliydin ise başka bir şeydir: 'yapmaman gerekirdi' diyerek eleştirir, didn't have to ile karşılanmaz.

İki tuzak var. 1) zorunda değilsin içindeki değil sözcüğünü be fiili sanıp You aren't have to ya da You haven't to deme. Olumsuz hâl her zaman don't / doesn't / didn't ile kurulur. 2) Uyarı yaparken don't have to kullanma: You don't have to swim here yalnızca yüzmenin isteğe bağlı olduğunu söyler. Yüzmek tehlikeliyse ya da kurallara aykırıysa You mustn't swim here ya da You can't swim here de. Kendine sor: eylem YASAK mı (mustn't / can't, Türkçedeki -memeli / -emez), yoksa yalnızca GEREKSİZ mi (don't / doesn't / didn't have to, zorunda değil)?

Okuduğunu kontrol et

Bu dersin uygulamada sorduğu 16 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.

  1. You ___ tell anyone the code. It's a secret.

  2. Children ___ play with matches.

  3. Hangi cümle bir uyarıdır?

Kurstan örnekler

İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.

  1. Drivers mustn't overtake near the school.

    Sürücüler okulun yakınında sollamamalı.

  2. You mustn't tell him the code.

    Ona şifreyi söylememelisin.

  3. You mustn't eat these mushrooms. They're poisonous.

    Bu mantarları yememelisin. Zehirli.

  4. You mustn't touch those wires. They're dangerous.

    O kablolara dokunmamalısın. Tehlikeli.

  5. Passengers mustn't lean out of the windows.

    Yolcular pencerelerden dışarı sarkmamalı.

  6. You don't have to tell him the code.

    Ona şifreyi söylemek zorunda değilsin.

  7. We didn't have to wait long for the firefighters.

    İtfaiyeyi uzun süre beklemek zorunda kalmadık.

  8. She didn't have to pay for the first aid course.

    O, ilk yardım kursu için ödeme yapmak zorunda kalmadı.

  9. You don't have to open this door. It opens automatically.

    Bu kapıyı açmak zorunda değilsin. Otomatik olarak açılır.

  10. She doesn't have to wear a helmet in the office.

    O, ofiste kask takmak zorunda değil.

Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 38

Kendin dene

Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.

2121/4

Cümleler

İngilizce yaz

O, ilk yardım kursu için ödeme yapmak zorunda kalmadı.

o = she (bir kadın)

1 / 4

Bu kuralı uygulamada çalış