benzetme bildiren like (gibi)
Kısaca
| fiil | + sıfat | + like + isim/zamir |
|---|---|---|
| look | It looks nice. | It looks like rain. |
| sound | That sounds great. | That sounds like thunder. |
| smell | It smells good. | It smells like bread. |
| taste | It tastes salty. | It tastes like chicken. |
| feel | It feels soft. | It feels like silk. |
Sıfat → like yok. İsim ya da zamir → önünde like (Türkçedeki gibi arkada, like önde). Zamir nesne biçiminde: like him. Görünüş sorusu what ile: What does she look like?
A2 · 47. ders · It feels like summer: benzetme bildiren like
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
like sözcüğünü fiil olarak biliyorsun: I like tea. Bu derste like başka bir iş görüyor: Türkçedeki gibi ile aynı anlamda. Bir şeyin neye benzediğini söyler: This pillow feels like a cloud. Bu like hiç değişmez: -s ya da -ed almaz.
Asıl fark sıralamada. Türkçede gibi ismin arkasına gelir (yaz gibi), İngilizcede like ismin önüne gelir: like summer. Türkçe düşünüp sona eklemeye çalışma; like her zaman benzetilen şeyin önündedir.
Beş duyu fiili
Bu like çoğunlukla beş duyu fiilinden sonra gelir: look (göz), sound (kulak), smell (burun), taste (ağız), feel (dokunma ya da genel izlenim). Bu fiillerin öznesi gören ya da duyan kişi değil, şeyin kendisidir: The soup smells good = çorba güzel kokuyor. Türkçede kokmak da böyle çalışır; ama feel burada hissetmek değil, hissettirmek, dokununca öyle gelmek anlamındadır, sound da kulağa ... gelmek demektir.
Sıfat mı, like + isim mi?
Duyu fiilinden sonra iki kalıp vardır. Sıfat doğrudan fiilin arkasına gelir. İsim ya da zamir ise önünde like ister.
| fiil | + sıfat | + like + isim ya da zamir |
|---|---|---|
| look | It looks nice. | It looks like rain. |
| sound | That sounds great. | That sounds like thunder. |
| smell | The kitchen smells good. | The kitchen smells like fresh bread. |
| taste | This soup tastes salty. | This soup tastes like chicken. |
| feel | The coat feels soft. | The coat feels like silk. |
Türkçede gibi bir sıfattan sonra da gelebilir (yorgun gibi görünüyor), bu yüzden Türk öğrenciler sıfatın önüne de like koymaya eğilimlidir. Koyma: It looks nice, asla It looks like nice. Tersine, isimden önce like'ı atlama: She looks like her mother, asla She looks her mother. Kendine sor: sonraki sözcük bir şey ya da kişi mi? Öyleyse like gerekir.
Diğer zamanlar, sorular ve olumsuzlar
Duyu fiili her zamanki gibi çekimlenir; like ve isim aynı kalır. Geçmiş: It felt like summer. The coffee tasted like water. Olumsuz: You don't look like your photo. Soru: Does this jacket look like leather?
Türkçede onun gibi, benim gibi derken iyelik (tamlayan) biçimi kullanırsın. İngilizcede like'tan sonra iyelik değil nesne biçimi gelir: The baby looks like him (his değil).
- felt, looked, sounded, tasted, smelled — geçmiş biçimler
- like + me, you, him, her, it, us, them — like'tan sonra nesne zamirleri
What does it look like?
Birinin dış görünüşünü sormak için What does he/she look like? denir. Türkçedeki Nasıl biri? yüzünden how ile başlamak çok yaygın bir hatadır: soru sözcüğü what'tır, çünkü like'tan sonraki isim yerine o gelir. What does she like? (fiil) onun neleri sevdiğini sorar; What does she look like? ise yüzünü, boyunu, görünüşünü sorar.
Bu ders yalnızca gibi, benzer anlamındaki like hakkındadır. I would like a tea (istemek) ve I feel like going out (canı istemek) başka kullanımlardır ve burada öğretilmez.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 15 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
The sky is dark. It looks ___ rain.
Those white clouds look ___ sheep.
Hangi cümle doğru?
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
That sounds like thunder.
O, kulağa gök gürültüsü gibi geliyor.
It looks like rain.
Yağmur yağacak gibi görünüyor.
This soup tastes like chicken.
Bu çorbanın tadı tavuk gibi.
The baby looks like him.
Bebek ona benziyor.
This medicine tastes like bubblegum.
Bu ilacın tadı balonlu sakız gibi.
She looks like her mother.
O annesine benziyor.
The coat feels like silk.
Palto ipek gibi hissettiriyor.
Grandpa's beard feels like sandpaper.
Dedemin sakalı zımpara kâğıdı gibi hissettiriyor.
Does this jacket look like leather?
Bu ceket deri gibi görünüyor mu?
That sounds like a good idea.
Kulağa iyi bir fikir gibi geliyor.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 27
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
O, kulağa gök gürültüsü gibi geliyor.
that