Sonuç ve karşıtlık bağlaçları
Kısaca
| Bağlaç | Getirdiği | Sıra |
|---|---|---|
| so | sonuç | sebep**, so** sonuç |
| because | sebep | sonuç because sebep |
| although / even though | şaşırtıcı karşıtlık | Although X**,** Y. / Y although X. |
Karşıtlık kısmı başta ise ondan sonra virgül. although ile but aynı cümlede kullanılmaz; although'dan sonra tam cümle gelir (özne + fiil).
A2 · 33. ders · Fikirleri bağlamak: so, although, even though
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
İki fikri and, but ve because ile bağlamayı biliyorsun. Bu derste üç yeni bağlaç var: so bir şeyin sonucunu söyler (bu yüzden), although ve even though ise bir fikrin ötekine göre şaşırtıcı olduğunu söyler (-mesine rağmen, -diği hâlde).
so: sonuç
so, Türkçedeki bu yüzden / o yüzden gibidir: önce durum, sonra so ve sonuç. Fark şu: Türkçede Bu yüzden çoğu zaman yeni bir cümle başlatır; İngilizcede so aynı cümlenin içinde kalır ve önüne genellikle virgül konur.
| Önce olan | so | Sonuç |
|---|---|---|
| The river was dirty, | so | we didn't swim in it. |
| The shop is only ten minutes away, | so | let's walk. |
| Plastic bags are bad for the sea, | so | this shop doesn't sell them any more. |
so ve because: aynı iki fikir, ters sıra
because sebebi, so sonucu getirir. because tıpkı çünkü gibi sonuçtan sonra gelir: Yüzmedik çünkü kirliydi. Türkçedeki kirli olduğu için yüzmedik sırası (önce sebep) İngilizcede so ile kurulur.
| Bağlaç | Sıra | Örnek |
|---|---|---|
| so | sebep → so → sonuç | The river was dirty, so we didn't swim in it. |
| because | sonuç → because → sebep | We didn't swim in the river because it was dirty. |
Bağlaçtan sonra gelen kısma bak: sebep ise because, sonuç ise so.
although ve even though: şaşırtıcı karşıtlık
although, Türkçedeki -mesine rağmen demektir; even though aynı anlamdadır, sadece daha güçlüdür (-diği hâlde). Önemli fark: Türkçe fiili isimleştirip sonuna rağmen ekler (otobüs yavaş olmasına rağmen). İngilizcede hiçbir şey değişmez: although cümlenin başına gelir, ardından öznesi ve çekimli fiiliyle tam bir cümle gelir (although the bus is slow).
| but ile | although / even though ile |
|---|---|
| The bus is slow, but I take it to work. | Although the bus is slow, I take it to work. |
| She lives near the office, but she drives to work. | She drives to work even though she lives near the office. |
Başta mı, sonda mı: virgül nereye gelir
Türkçede rağmenli kısım hep öne gelir. İngilizcede although / even though kısmı başa da sona da gelebilir; anlam aynı kalır, değişen sadece virgüldür.
| Yeri | Virgül? | Örnek |
|---|---|---|
| Karşıtlık kısmı başta | Evet: karşıtlık kısmından sonra virgül | Although the bus is slow, I take it to work. |
| Karşıtlık kısmı sonda | Genellikle virgül yok | I take the bus to work although it is slow. |
| Karşıtlık kısmı başta | Evet: karşıtlık kısmından sonra virgül | Even though it was raining, we cleaned the beach. |
| Karşıtlık kısmı sonda | Genellikle virgül yok | She drives to work even though she lives near the office. |
Türkçedeki gibi ikinci kısma ama ya da yine de ekleme: bir cümlede ya although ya but, ikisi birden asla. Yanlış: Although it was late, but we stayed. Doğru: Although it was late, we stayed. ya da It was late, but we stayed.
Cümleye so ile başlama (Bu yüzden... gibi); sonuç her zaman sebepten sonra, aynı cümlede gelir. Cümleye although ve even though ile başlanabilir.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 13 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
The shop sells no plastic bags, ___ I always bring my own bag.
It was a sunny day, ___ we went to the forest.
The fish died because the lake was polluted. = The lake was polluted, ___ the fish died.
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
Even though it was raining, we cleaned the beach.
Yağmur yağdığı hâlde plajı temizledik.
Although solar panels are expensive, they save you money.
Güneş panelleri pahalı olmasına rağmen size para tasarrufu sağlar.
I take the bus to work although it is slow.
İşe otobüsle giderim, yavaş olmasına rağmen.
Although the bus is slow, I take it to work.
Otobüs yavaş olmasına rağmen işe onunla giderim.
Even though it was only March, it felt like summer.
Daha mart olduğu hâlde yaz gibi hissettirdi.
The river was dirty, so we didn't swim in it.
Nehir kirliydi, bu yüzden içinde yüzmedik.
Many people don't recycle their waste even though it's easy.
Birçok insan atıklarını geri dönüştürmez, kolay olduğu hâlde.
He leaves the lights on even though electricity is expensive.
Işıkları açık bırakır, elektrik pahalı olduğu hâlde.
Although wind farms make clean energy, some people think they're ugly.
Rüzgâr santralleri temiz enerji üretmesine rağmen bazı insanlar onların çirkin olduğunu düşünür.
The planet is getting warmer, so we need more clean energy.
Gezegen ısınıyor, bu yüzden daha çok temiz enerjiye ihtiyacımız var.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 168
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Yağmur yağdığı hâlde plajı temizledik.
even though; karşıtlık kısmı başta