sıfattan önce derece zarfları

Kısaca

derece kelimesi güç örnek
slightly biraz slightly awkward
quite / rather yumuşak quite nice, rather unfair
very güçlü very tired
really güçlü (konuşma dili) really good
so güçlü + duygu so boring!
extremely / incredibly çok güçlü extremely loud
too fazla (sorun var) too expensive

Sıra: be + derece kelimesi + sıfat (Was it very good? It wasn't very good.). İsim önünde: a + derece + sıfat + isim; so buraya girmez. very güçlendirir, too sorun bildirir. amazing, awful, delicious ile very değil, really/so.

A2 · 48. ders · very tired, really good, so boring: derece zarfları

Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı

Bir film, yemek ya da gezi anlatırken iyi ya da kötü çoğu zaman yetmez; ne kadar iyi olduğunu söylemek istersiniz. Bu konuda İngilizce Türkçeye çok benzer: derece bildiren kelime, Türkçedeki çok yorgun, gerçekten iyi, o kadar sıkıcı gibi sıfatın hemen önüne gelir: very tired, really good, so boring, quite nice, too expensive.

Bu kelimelere derece zarfları denir. Ne kendileri ne de ardından gelen sıfat hiç değişmez. Asıl dikkat edilecek yerler, İngilizcenin Türkçeden ayrıldığı noktalardır.

Kalıp

Derece kelimesi be ile sıfatın arasında durur. Türkçede bu be fiilinin karşılığı yoktur (*Film çok sıkıcıydı*), ama İngilizcede be atlanmaz.
özne + bederece kelimesisıfat
The film wasveryboring.
The soup isreallygood.
I'msotired.
The hotel wasquitenice.
The tickets weretooexpensive.
The concert wasextremelyloud.

Hangisi ne kadar güçlü?

kelimeanlamıörnek
quiteoldukça; fena değil ama very kadar güçlü değil (daha yumuşak)The museum was quite interesting.
veryçokThe waiter was very friendly.
reallygerçekten, çok (konuşmada çok yaygın)The show was really funny.
soo kadar, öyle çok: şaşkınlık, sevinç ya da sitem katarThe trip was so exciting!
extremelyson derece; very'den güçlüThe last hour was extremely boring.
toofazla, gereğinden çok: bir sorun varThe music was too loud.

Aynı yerde birkaç derece kelimesi daha duyarsınız: slightly (= biraz: slightly awkward), rather (= epeyce; çoğunlukla olumsuz şeyler için: rather unfair) ve incredibly (= inanılmaz derecede: incredibly friendly).

Türkçedeki çok, İngilizcede ikiye ayrılır. Türkçede Kahve çok sıcak hem "hoşuma gidecek kadar sıcak" hem de "içemeyeceğim kadar sıcak" anlamına gelebilir. İngilizcede seçmek zorundasınız: very sadece güçlendirir (The coffee is very hot, belki tam istediğiniz gibi), too ise kabul edilebilirden fazla demektir, yani bir sorun vardır (The coffee is too hot: henüz içemezsiniz). too'yu yalnızca bir şikâyet ya da sorun anlatırken kullanın. Bu too, "ben de" anlamındaki cümle sonu too ile aynı kelimedir ama işi farklıdır: burada sıfatın önünde durur.

Derece kelimesi isimden önce gelen bir sıfatın önüne de girer, ama sıra Türkçeden farklıdır. Türkçede çok güzel bir film dersiniz; İngilizcede a/an en başa geçer: a very good film, a really nice day.

so isim önündeki sıfatla kullanılmaz. Türkçede o kadar güzel bir film doğaldır, ama İngilizcede a so good film yanlıştır. so'yu be'den sonra kullanın (The film was so good) ya da isim önünde really'yi seçin (a really good film).

Zaten güçlü olan sıfatlar (amazing, awful, delicious, terrible) very ya da quite ile tuhaf durur; Türkçede çok muhteşem demediğiniz gibi. Bunlarla really ya da so kullanın: The food was really delicious. The weather was so awful.

Soru ve olumsuzda da derece kelimesi be'den sonra, sıfattan önce kalır: Was the exhibition very crowded? The play wasn't very good. Türkçedeki değil sona gider (çok iyi değildi), İngilizcede ise not be'ye yapışır. not very good, kötü demenin kibar yoludur.

Okuduğunu kontrol et

Bu dersin uygulamada sorduğu 12 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.

  1. Derece kelimesi hangi cümlede doğru yerde?

  2. I can't drink this coffee yet. The coffee is ___ hot.

  3. Hangi cümle bir sorunu anlatıyor?

Kurstan örnekler

İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.

  1. Was the exhibition very crowded?

    Sergi çok kalabalık mıydı?

  2. The trip was so exciting!

    Gezi o kadar heyecan vericiydi ki!

  3. The show was really funny.

    Gösteri gerçekten komikti.

  4. Was the rollercoaster very scary?

    Hız treni çok korkutucu muydu?

  5. The film was very boring.

    Film çok sıkıcıydı.

  6. The museum was quite interesting.

    Müze oldukça ilginçti.

  7. The concert was extremely loud.

    Konser son derece gürültülüydü.

  8. Our first date was slightly awkward.

    İlk buluşmamız biraz garipti.

  9. The paintings in the gallery were very impressive.

    Galerideki resimler çok etkileyiciydi.

  10. The comedian wasn't very funny, to be honest.

    Dürüst olmak gerekirse, komedyen çok komik değildi.

Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 69

Kendin dene

Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.

2121/4

Cümleler

İngilizce yaz

Sergi çok kalabalık mıydı?

1 / 4

Bu kuralı uygulamada çalış