-ed ve -ing sıfatları
Kısaca
| duygu: hisseden kişi | sebep: şey veya kişi |
|---|---|
| bored | boring |
| interested | interesting |
| excited | exciting |
| tired | tiring |
| surprised | surprising |
| frightened | frightening |
| confused | confusing |
| disappointed | disappointing |
| amazed | amazing |
-ed hisseden kişidir, sıkılmış gibi: I'm bored. -ing duyguyu yaratandır, sıkıcı gibi: The film is boring. Şeyler -ing alır. Sıkılıyorum "I'm boring" olmaz: He's boring (sıkıcı biri) ≠ He's bored (sıkılmış).
A2 · 36. ders · bored mı boring mi? -ed ve -ing sıfatları
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
Türkçe bu ayrımı zaten yapıyor: film sıkıcı, sen sıkılmış durumdasın. Biri duyguyu yaratanı, öbürü duyguyu yaşayanı anlatır. İngilizcede de durum aynı. Fark şu: iki kelime aynı fiilden gelir (bore) ve yalnızca sonları ayrılır. boring = sıkıcı, bored = sıkılmış.
Bir duygunun iki yüzü
- -ed duyguyu HİSSEDEN kişiyi anlatır, Türkçedeki -mış / -lı gibi (sıkılmış, yorgun, şaşırmış): I'm bored. She was surprised. We're interested in the story.
- -ing duyguyu YARATANI anlatır, Türkçedeki -ıcı / verici gibi (sıkıcı, yorucu, şaşırtıcı): The film is boring. The ending was surprising. It's an interesting book.
Hızlı bir test: Ben ne hissediyorum? diye soruyorsan cevap -ed'li kelimedir. O nasıl bir şey? diye soruyorsan -ing'li kelimedir. Türkçe karşılıklar da çoğu zaman aynı ayrımı yapar: ilgili / ilginç, yorgun / yorucu, korkmuş / korkutucu.
| Duygu (-ed): hisseden | Sebep (-ing): duyguyu yaratan | Örnek çift |
|---|---|---|
| bored | boring | The lesson was boring, so I was bored. |
| interested | interesting | It's an interesting book. I'm interested in it. |
| excited | exciting | The match was exciting. The fans were excited. |
| tired | tiring | The trip was tiring. We were tired. |
| surprised | surprising | The ending was surprising. Everyone was surprised. |
| frightened | frightening | The film was frightening. The children were frightened. |
| confused | confusing | The story is confusing. I'm confused. |
| disappointed | disappointing | The film was disappointing. I was disappointed. |
| annoyed | annoying | His phone was annoying. We were annoyed. |
| amazed | amazing | The actors were amazing. The audience was amazed. |
| relaxed | relaxing | A quiet evening is relaxing. I feel relaxed. |
Kişi ikisini de alabilir, şey çoğunlukla yalnızca -ing alır
Film, kitap, gün bir şey hissedemez, bu yüzden neredeyse her zaman -ing alır: a boring film, an exciting book, a tiring day. The book is bored denmez. Kişi ise ikisini de alabilir, ama anlam tamamen değişir:
- My brother is bored. = kardeşim sıkılmış, şu an canı sıkılıyor.
- My brother is boring. = kardeşim sıkıcı biri, başkalarını sıkıyor.
- The actor was amazed. = oyuncu çok şaşırdı, hayran kaldı.
- The actor was amazing. = oyuncu muhteşemdi, seyirciyi büyüledi.
Türkçeden gelen asıl tuzak: sıkılıyorum ve korkuyorum gibi şimdiki zaman fiilleri, sondaki -iyor yüzünden İngilizce -ing'e çevrilmek istenir. Ama I am boring "sıkılıyorum" değil, "ben sıkıcı biriyim" demektir. Kendi duygundan söz ediyorsan -ed kullan: I'm bored, I'm tired, I'm interested, I'm confused. Sıkıldım gibi -di'li hâller de çoğu zaman şu anki duyguyu anlatır. Bunu geçmiş zamana çevirme, I'm bored de.
İkinci tuzak: Türkçede heyecanlı maç, heyecanlı film denir, ama İngilizcede maç ve film exciting olur. excited yalnızca heyecanı hisseden kişidir. Kafa karışıklığında da aynı şey olur: Türkçede kişinin "kafası karışır", İngilizcede kişinin kendisi confused olur, kafa karıştıran şey ise confusing olur.
Cümledeki yerleri
Bunlar sıradan sıfatlardır ve biçimleri hiç değişmez. be'den sonra (The book is interesting.) ya da ismin önünde (an interesting book, a bored student) dururlar. feel, look ve get'ten sonra da kullanılırlar: I feel tired, She looks confused, We got bored.
boring şimdiki zaman değildir, bored de edilgen çatı değildir. Ortada bir eylem yok: The film is boring, tıpkı The film is long gibi filmi anlatır. Bazı -ed sıfatlarından sonra edat gelir, ve bu edat Türkçedeki hâl ekine uymaz: "-den sıkılmak" bored with olur, "-den korkmak" frightened of olur, yani from kullanılmaz. "-e ilgi duymak" interested in, "-e şaşırmak" ise surprised by olur.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 16 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
This film is two hours long and nothing happens. I'm ___.
Nothing happens in this film. It's really ___.
It's an ___ book. I read it in two days.
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
It's an interesting book.
Bu ilginç bir kitap.
The actor was amazing.
Oyuncu muhteşemdi.
My brother is bored.
Erkek kardeşim sıkılmış.
My brother is boring.
Erkek kardeşim sıkıcı.
Are you interested in science fiction?
Bilim kurguyla ilgileniyor musun?
Were you frightened during the horror film?
Korku filmi sırasında korktun mu?
The film was boring, so I was bored.
Film sıkıcıydı, bu yüzden canım sıkıldı.
Reading a thriller in bed is very relaxing.
Yatakta gerilim romanı okumak çok rahatlatıcı.
The detective in this ghost story is fascinating.
Bu hayalet hikâyesindeki dedektif büyüleyici.
The children were excited about the new cartoon.
Çocuklar yeni çizgi film için heyecanlıydı.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 90
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Bu ilginç bir kitap.