Aktarılan cümleler ve zaman kayması
Kısaca
| Söylenen | Aktarılan (said / told me sonrası) |
|---|---|
| am / is / live | was / lived |
| am having | was having |
| met | had met |
| will call | would call |
| can come | could come |
| today | that day |
|---|---|
| tomorrow | the next day |
| yesterday | the day before |
| next week | the following week |
| now / here / this | then / there / that |
Zamirler yeni konuşana göre değişir. say kişi almaz, tell kişi ister. that isteğe bağlıdır. Türkçenin aksine will korunmaz: would olur.
B1 · 20. ders · Aktarılan cümleler
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
Birinin sözlerini aktarırken Türkçede çoğunlukla -dığını söyledi yapısını kullanırsınız: Tom «Yorgunum» dedi → Tom yorgun olduğunu söyledi. İngilizce de aynısını yapar, ama bir farkla: fiilin zamanı da değişir. Tom says on Friday: "I'm tired." On Saturday you tell someone: Tom said he was tired. I → he, am → was. Buna reported speech (dolaylı anlatım) denir.
Bir adım geriye
Türkçede aktarılan fiil, söylendiği andaki zamanını korur: geleceğini söyledi cümlesinde gelecek zaman gelecek olarak kalır. İngilizcede ise aktarma fiili geçmişteyse (said, told me), aktarılan fiil bir adım geçmişe kayar. Buna backshift denir. Çiftler hâlinde öğrenin.
| Söylenen | Aktarılan |
|---|---|
| present simple: "I live near the park." | past simple: She said she lived near the park. |
| present continuous: "I'm having a party." | past continuous: He said he was having a party. |
| past simple: "I met him at school." | past perfect: She said she had met him at school. |
| will: "I'll call you." | would: He said he would call me. |
| can: "I can come." | could: She said she could come. |
Olumsuzlar da aynı şekilde kayar: don't → didn't, isn't → wasn't, won't → wouldn't, can't → couldn't, didn't → hadn't. "I won't tell anyone" → She said she wouldn't tell anyone.
said ve told
- say kendinden sonra kişi almaz: She said (that) she was busy.
- tell her zaman kişiyi ister: She told me (that) she was busy. Türkçedeki bana söyledi sizi She said me demeye iter; bu yanlıştır. Kişiyi söylüyorsanız fiil tell olur.
- that ikisinden sonra da isteğe bağlıdır: He said that he was late = He said he was late.
Kişiler ve zaman sözcükleri de değişir
Türkçede -dığını yapısındaki iyelik eki konuşana göre değişir (geleceğimi söyledi / geleceğini söyledi); İngilizcede aynı mantık zamirlere uygulanır. Anna says to you: "I like your friends." You report: Anna said she liked my friends. I → she, your → my. Zaman ve yer sözcükleri de kayar, tıpkı Türkçede yarının ertesi gün olması gibi: sözlerin söylendiği gün artık bugün değildir.
| Söylenen | Aktarılan |
|---|---|
| today | that day |
| tonight | that night |
| tomorrow | the next day / the following day |
| yesterday | the day before / the previous day |
| next week | the following week |
| last week | the week before |
| now | then |
| here | there |
| this | that |
"I'm meeting Sam tomorrow." → He said he was meeting Sam the next day.
Türkçe iki yerde sizi yanıltır. Birincisi: geldiğini söyledi hem «geliyor» hem «geldi» anlamına gelebilir, bu yüzden geçmiş zamanı kaydırmayı unutmak kolaydır. Geçmiş zaman past perfect olur: "I met her yesterday" → He said he had met her the day before. had + üçüncü hâl kullanın ve yesterdayyi de değiştirin. Gündelik konuşmada past simple'ın korunduğunu da duyarsınız (He said he met her the day before), ama had met her zaman doğrudur ve burada çalışılacak biçim odur. İkincisi: geleceğini söyledi gelecek zamanı korur, İngilizce korumaz. Aktarılan cümlede will değil, would kullanın.
Söylenen şey bugün de doğruysa orijinal zamanı koruyabilirsiniz: She said she lives in Rome (hâlâ orada yaşıyor). Bu doğaldır, hata değildir. Ama kaydırılmış biçim her zaman doğrudur ve burada çalışılacak olan odur.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 16 sorudan 6 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
"I live with three flatmates." → Kim said she(live) with three flatmates.
"I feel nervous about the party." → Sam said he(feel) nervous about the party.
"I don't like loud parties." → He said he ___ like loud parties.
"I'm planning a picnic." → She said she ___ a picnic.
"We're having dinner with friends." → They said they(be) having dinner with friends.
"I met Jo at a concert." → Ella said she ___ Jo at a concert.
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
She said she could come.
(Kadın) gelebileceğini söyledi.
Tom said he was tired.
Tom yorgun olduğunu söyledi.
He said he would call me.
(Erkek) beni arayacağını söyledi.
Anna said she liked my friends.
Anna arkadaşlarımdan hoşlandığını söyledi.
She said she lived near the park.
(Kadın) parkın yakınında yaşadığını söyledi.
He said he was having a party.
(Erkek) parti verdiğini söyledi.
She said she had met him at school.
(Kadın) onunla okulda tanıştığını söyledi.
Tariq promised he would never betray my trust.
Tariq güvenime asla ihanet etmeyeceğine söz verdi.
Jake admitted he wasn't very sociable at parties.
Jake partilerde pek sosyal olmadığını itiraf etti.
My roommate insisted she hadn't spread the rumour.
Oda arkadaşım söylentiyi yaymadığında ısrar etti.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 54
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
(Kadın) gelebileceğini söyledi.
'say' kullan; konuşan kadın