could: geçmişteki yetenek, kibar rica ve izin
Kısaca
| Kullanım | Yapı |
|---|---|
| geçmişteki yetenek | I/she/they could + yalın fiil |
| geçmişteki yetenek (olumsuz) | couldn't + yalın fiil |
| kibar rica | Could you + yalın fiil ...? |
| izin isteme | Could I + yalın fiil ...? |
Geçmişi yalnızca could taşır: didn't could ve could sang yok. Ricaya cevap can ile: Yes, of course you can.
A2 · 20. ders · could: geçmişteki yetenek ve kibar rica
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
can ile şimdiki yeteneği zaten biliyorsun: I can play the guitar. Geçmişteki yetenek için — çocukken, geçen yıl, okuldayken — could kullanılır. Türkçede bu iş fiilin içinde eklerle yapılır (çalabiliyordum); İngilizcede ise could ayrı bir kelimedir, kişiye göre hiç değişmez (I could, she could, they could) ve arkasından fiilin yalın, eksiz hali (base verb) gelir.
| Kullanım | Yapı | Örnek |
|---|---|---|
| geçmişteki yetenek (olumlu) | could + base verb | When I was six, I could play the piano. |
| geçmişteki yetenek (olumsuz) | couldn't + base verb | My brother couldn't sing when he was young. |
| kibar rica | Could you + base verb ...? | Could you turn the music down, please? |
| izin isteme | Could I + base verb ...? | Could I borrow your guitar? |
Geçmişteki yetenek: could ve couldn't
could, birinin geçmişte genel olarak bir şeyi yapabildiğini söyler — Türkçedeki -ebiliyordum / -ebilirdim gibi. Olumsuzu could not'tır ve neredeyse her zaman couldn't diye kısaltılır (-emiyordum / -emezdim). Soru yaparken could öznenin önüne geçer: Türkçedeki mi ekinin işini bu yer değiştirme görür.
- She could read music when she was five.
- We couldn't hear the band — it was too far.
- Could you swim when you were a child? — Yes, I could. / No, I couldn't.
Türkçede geçmiş zaman eki fiilin sonuna gelir (söyleyebildim). İngilizcede geçmişi yalnızca could taşır, arkasındaki fiil yalın kalır: I could sing de, asla I could sang ya da I could to sing deme. Olumsuzda da did yoktur: I didn't could değil, sadece couldn't.
Çalgılar için play = çalmak. İngilizcede çalgının önüne the gelir: play the piano, play the guitar. Türkçede bu tanımlık olmadığı için kolayca unutulur.
Kibar rica: Could you ...?
Birinden senin için bir şey yapmasını isterken Could you ...?, Can you ...?'dan daha kibardır — Türkçede -ebilir misin? yerine -ebilir misiniz? demeye benzer bir fark. Burada geçmişle hiçbir ilgisi yoktur, şu an için konuşursun. Daha da kibar olmak için please ekle.
- Could you play that song again, please?
- Could you help me with my violin?
İzin isteme: Could I ...?
Bir şey yapmak isteyip bunun uygun olup olmadığını sorarken Could I ...? de — Türkçedeki -ebilir miyim? sorusu. Dükkânda, sınıfta ya da birinin evinde izin istemenin kibar yoludur.
- Could I listen to your new album?
- Could I sit here, please?
Cevapta could kullanma. Türkçede de Kullanabilir miyim? — Tabii, kullanabilirsin denir; İngilizcede de cevap can ile verilir ya da kısaca Yes, of course, Sure, Sorry, ... denir — Yes, you could denmez: Could I use your phone? — Yes, of course you can.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 13 sorudan 6 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
When she was eight, she(can) play the flute.
My grandfather(can) sing every song on the radio when he was young.
When I was ten, I ___ play the guitar.
Hangi cümle doğru?
We ___ hear the band because it was too far away.
Excuse me,(can) I sit here, please?
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
Could I borrow your guitar?
Gitarını ödünç alabilir miyim?
Could you turn the music down, please?
Müziğin sesini kısabilir misin lütfen?
My grandmother could play the violin beautifully.
Büyükannem kemanı çok güzel çalabilirdi.
Could I use your headphones for a minute?
Kulaklığını bir dakikalığına kullanabilir miyim?
My brother couldn't sing when he was young.
Erkek kardeşim gençken şarkı söyleyemezdi.
They couldn't find any tickets for the opera.
Opera için hiç bilet bulamadılar.
At school we could sing in three languages.
Okulda üç dilde şarkı söyleyebiliyorduk.
Could I record your rehearsal on my phone?
Provanı telefonuma kaydedebilir miyim?
Could I practise the piano in your room tonight?
Bu gece odanda piyano çalışabilir miyim?
Could you read music when you were a child?
Çocukken nota okuyabiliyor muydun?
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 85
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Müziğin sesini kısabilir misin lütfen?
kibar rica: could ile