if dışındaki koşul bağlaçları

Kısaca

Bağlaç Anlamı Örnek
unless if ... not (-mazsa) We'll go unless it rains.
as long as yalnızca ... sürece You can go as long as you're back by six.
provided (that) ... şartıyla (resmî) The match goes ahead provided that it stops raining.
in case önlem olarak, ... diye Take a coat in case it gets cold.

Dördünden sonra da present simple, gelecek için bile. unless olumsuzluğu zaten içerir, fiile ayrıca not eklenmez. -sa diye önlemi in case'tir, if değil.

B1 · 19. ders · unless, as long as ve in case

Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı

Koşulu Türkçede -sa/-se ekiyle kurarsınız, İngilizcede de if ile plan yapmayı zaten biliyorsunuz: If it rains, we'll stay at home. Türkçe farklı koşul türleri için farklı biçimler kullanır: -mazsa / -madıkça, -dığı sürece, -mak şartıyla, -ır diye / ihtimaline karşı. İngilizce de bunu yapar, ama ekle değil: cümleciğin başına konan ayrı bir bağlaçla.

Dört bağlaç, dört tür koşul

BağlaçAnlamıÖrnek
unlessif ... not (-mazsa, -madıkça)We'll go to the beach unless it rains.
as long asyalnızca bu koşul sağlanırsa (-dığı sürece)You can go out as long as you take a coat.
provided thatyalnızca ... şartıyla (daha resmî: kural, anlaşma)The race will start at nine provided that the wind drops.
in caseönlem olarak, bir şey olabilir diye (-ır diye, ihtimaline karşı)Take an umbrella in case it rains.

unless = if ... not

We'll go to the beach unless it rains ile We'll go to the beach if it doesn't rain aynı anlamdadır. Türkçede olumsuzluk fiilin üzerindedir: yağmur yağmazsa. İngilizcede ise olumsuzluk unless sözcüğünün içindedir; ardından gelen fiil olumlu kalır.

-mazsa'yı ek ek çevirmeyin: olumsuzluğu yalnızca bir kez söyleyin. unless it rains doğru, unless it doesn't rain yanlış (çift olumsuz). Emin değilseniz unless yerine if ... not koyup deneyin: olumsuzluk ya not'ta ya unless'tadır, ikisinde birden asla.

as long as ve provided that = only if

Bu ikisi Türkçedeki -dığı sürece ve -mak şartıyla / koşuluyla gibidir: plan işler, ama yalnızca koşul geçerli olduğu sürece. as long as gündelik ve samimidir; provided that biraz daha resmîdir, bir kural, bir anlaşma ya da resmî bir duyuru gibi. Konuşmada that düşebilir: provided the weather is good.

in case = to be safe

in case, if'in başka bir söylenişi DEĞİLDİR. Karşılaştırın:

  • I'll take a jacket if it gets cold. — Ceketi ancak gerçekten soğuk olursa alırım.
  • I'll take a jacket in case it gets cold. — Ceketi şimdiden, soğuk olur diye önlem olarak alırım.

in case ile eylemi her durumda, önlem olarak yaparsınız; if ile yalnızca koşul gerçekleşince.

Türkçede önlem çoğu zaman -sa ile söylenir: ya yağmur yağarsa diye. İçindeki -sa sizi if'e götürmesin. Türkçe cümlede diye ya da ihtimaline karşı anlamı varsa İngilizcede in case kullanın.

Bağlaçtan sonra fiil present simple'dır

Türkçede gelecekten söz ederken bile koşul cümleciğinde yağarsa dersiniz; İngilizce de aynı mantıkla çalışır: birinci koşul cümlesindeki if gibi, dört bağlaçtan sonra da gelecek için present simple kullanılır, will değil. Cümlenin öbür yarısı her zamanki gibi will, can, emir kipi ya da should alır.

DoğruYanlış
unless it rainsunless it will rain
as long as the sun shinesas long as the sun will shine
in case it gets coldin case it will get cold

Türkçede koşul hep başta gelir; İngilizcede bağlaçlı cümlecik başta da ortada da olabilir, çoğu zaman ortadadır. Başa gelirse arkasına virgül koyun: As long as it stays dry, we'll have a barbecue.

Okuduğunu kontrol et

Bu dersin uygulamada sorduğu 14 sorudan 6 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.

  1. We'll have lunch outside ___ it rains.

  2. I won't go hiking unless it ___ sunny.

  3. The match will start at two unless it(snow).

  4. "We'll go out if it doesn't rain" cümlesiyle aynı anlama gelen cümle hangisi?

  5. We can sit outside as long as the wind(stay) calm.

  6. Provided that the weather(be) good, the festival will open on Friday.

Kurstan örnekler

İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.

  1. Take an umbrella in case it rains.

    Yağmur yağar diye yanına bir şemsiye al.

  2. We'll go to the beach unless it rains.

    Yağmur yağmazsa plaja gideceğiz.

  3. We'll cancel the picnic unless the forecast improves.

    Hava tahmini düzelmedikçe pikniği iptal edeceğiz.

  4. We'll eat outdoors tonight unless there's a gale.

    Sert bir fırtına çıkmadıkça bu akşam açık havada yemek yiyeceğiz.

  5. I'll take a jacket in case it gets cold.

    Hava soğur diye yanıma bir ceket alacağım.

  6. Unless it rains soon, the drought will get worse.

    Yakında yağmur yağmazsa kuraklık kötüleşecek.

  7. Wear a few thin layers in case the weather changes.

    Hava değişir diye birkaç ince kat giy.

  8. Don't climb that rocky path unless you have proper boots.

    Düzgün botların yoksa o kayalık patikaya tırmanma.

  9. You can borrow my tent provided that you return it dry.

    Çadırımı kuru geri getirmen şartıyla ödünç alabilirsin.

  10. The race will start at nine provided that the wind drops.

    Rüzgâr dinmesi şartıyla yarış dokuzda başlayacak.

Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 26

Kendin dene

Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.

2121/4

Cümleler

İngilizce yaz

Yağmur yağmazsa plaja gideceğiz.

Koşul bağlacı "if ... not" değil, "unless" olsun.

1 / 4

Bu kuralı uygulamada çalış