Dolaylı emir ve ricalar
Kısaca
| Söylenen | Aktarılan |
|---|---|
| "Sit down." | She told me to sit down. |
| "Please help me." | He asked us to help him. |
| "Don't talk." | She told us not to talk. |
| "Don't forget!" | He reminded me not to forget. |
Fiil + KİŞİ (edatsız) + (not) to + yalın fiil. warn ve advise de böyle. Asla to not, don't to, said me to ya da told to me değil.
B1 · 23. ders · Dolaylı emir ve ricalar
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
Öğretmenler sürekli talimat verir: Open your books. Please be quiet. Don't use your phones. Bunlar emir kipidir ve zamanları yoktur, bu yüzden düz cümleler gibi geçmişe kaydırılamaz. Türkçede bunu -mesini/-masını söyledi/istedi ile aktarırız: Bize kitaplarımızı açmamızı söyledi. İngilizce ise cümleyi bambaşka bir kalıba sokar.
Kalıp: fiil + kişi + to + yalın fiil
Önce aktarma fiili (told, asked), hemen ardından talimatı alan KİŞİ (me, us, Tom), sonra to + emirdeki fiilin yalın hâli gelir. Türkçedeki iki işaret de kaybolur: kişi bize/bana gibi yönelme hâli almaz, fiile de -mamızı/-mamı gibi bir ek gelmez. Kişi yalnızca bir kez, fiilden hemen sonra söylenir.
| Söylenen | Aktarılan |
|---|---|
| "Open your books." | She told us to open our books. |
| "Please close the window, Tom." | She asked Tom to close the window. |
| "Don't talk during the test." | He told us not to talk during the test. |
| "Don't forget your homework." | She reminded us not to forget our homework. |
- tell + kişi + to … bir EMRİ ya da talimatı aktarır: The teacher told me to sit down.
- ask + kişi + to … bir RİCAYI aktarır; genellikle please ya da Could you…? ile söylenmiş bir şeydir. Buradaki ask "sormak" değil "istemek, rica etmek" demektir: I asked my teacher to explain it again.
- tell fiilinden sonra kişi her zaman söylenir: She told to open the books olmaz, çünkü tell KİME söylendiğini bilmek ister.
- Zamirler her dolaylı anlatımda olduğu gibi değişir: your books → our books, my desk → her desk.
Kişiyi Türkçedeki gibi yönelme hâliyle kurmayın: told to me, asked to us yanlıştır. Doğrusu told me, asked us: kişi edatsız gelir, to ise yalnızca fiilin önünde durur.
Olumsuz: not to
Türkçede olumsuzluk fiilin içindeki -me/-ma ekiyle verilir (koşmamamızı). İngilizcede ise olumsuz emir (Don't run!) not to + yalın fiil olur: don't tamamen düşer, not de to'nun hemen ÖNÜNE gelir.
| Söylenen | Aktarılan (doğru) | Yanlış |
|---|---|---|
| "Don't run in the corridor." | He told us not to run in the corridor. | to not run, don't to run |
| "Please don't be late." | She asked me not to be late. | to don't be |
not her zaman to'nun önüne gelir, arkasına değil: not to copy, to not copy değil. don't asla kalmaz: told us don't copy de told us don't to copy de yanlıştır.
warn, remind, advise
Üç fiil daha aynı kalıbı kullanır: fiil + kişi + (not) to + yalın fiil. Türkçedeki uyarmak, hatırlatmak, tavsiye etmek gibi talimatın NEDEN verildiğini de gösterirler. Yine kişi doğrudan gelir: advised him, advised to him değil.
| Fiil | Konuşan ne yapıyorsa kullanılır | Örnek |
|---|---|---|
| warn | bir tehlikeye ya da kötü bir sonuca dikkat çekiyorsa | She warned us not to cheat. |
| remind | birinin bir şeyi unutmamasına yardım ediyorsa | He reminded me to bring a calculator. |
| advise | tavsiye veriyorsa (You should…) | She advised him to revise every day. |
Türkçede söylemek hem say hem tell karşılığıdır, ama bu kalıpta yalnızca tell kullanılır. She said me to sit down yanlıştır; told kullanın: She told me to sit down.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 13 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
"The teacher told us to open our books" cümlesinde told ile to arasında ne bulunmalıdır?
"She said me to sit down" cümlesi neden yanlıştır?
"He told me to sit down" cümlesi neyi aktarır?
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
She warned us not to cheat.
Bizi kopya çekmememiz konusunda uyardı.
She advised him to revise every day.
Ona her gün tekrar yapmasını tavsiye etti.
She told us to open our books.
Bize kitaplarımızı açmamızı söyledi.
The teacher told me to sit down.
Öğretmen bana oturmamı söyledi.
She asked Tom to close the window.
Tom'dan pencereyi kapatmasını rica etti.
He reminded me to bring a calculator.
Bana hesap makinesi getirmemi hatırlattı.
She asked me not to be late.
Benden geç kalmamamı rica etti.
She reminded us not to forget our homework.
Bize ödevimizi unutmamamızı hatırlattı.
I asked my teacher to explain it again.
Öğretmenimden bunu bir daha açıklamasını rica ettim.
He told us not to talk during the test.
Bize sınav sırasında konuşmamamızı söyledi.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 29
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Tom'dan pencereyi kapatmasını rica etti.
kadın özne; fiil: ask (rica etmek)