Dolaylı sorular
Kısaca
| Doğrudan | Aktarılan |
|---|---|
| "Where are you from?" | asked where I was from |
| "What do you want?" | asked what I wanted |
| "Did you enjoy it?" | asked if I had enjoyed it |
| "Are you free?" | asked whether I was free |
Önce özne, sonra fiil. do/does/did yok. Evet/hayır → if / whether (eğer değil, -ıp -madığını). Sonda nokta, soru işareti yok.
B1 · 22. ders · Dolaylı sorular (aktarılan sorular)
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
Bir iş görüşmesinden sonra arkadaşlarımıza ne sorulduğunu anlatırız: They asked me why I wanted the job. They asked if I could start on Monday. Bunlar dolaylı (aktarılan) sorulardır: daha uzun bir cümlenin içinde sonradan aktarılan sorular. Aktarılan cümlelerde fiilin bir zaman geri gittiğini zaten biliyorsunuz (is → was, can → could). Sorularda da aynısı olur, ama üstelik sorunun yapısı da değişir.
Türkçede bu iş zaten bir yan cümleyle yapılır: Nereli olduğumu sordu, Fransızca bilip bilmediğimi sordu. Bu cümleler soru değildir, soru işareti almaz. İngilizcede de durum aynıdır: aktarılan soru artık bir soru değil, düz bir cümle parçasıdır. Farklı olan, İngilizcenin bunu Türkçedeki gibi ek ile değil, sözcük sırası ile göstermesidir.
Asıl değişiklik: soru sırası kaybolur
İngilizce doğrudan soruda fiil (ya da do, did, can, have…) öznenin önüne geçer. Aktarılan soruda bu olmaz: sıra düz cümleninkine döner, önce özne, sonra fiil. Sonda soru işareti değil nokta vardır.
| Doğrudan soru | Aktarılan soru |
|---|---|
| "Where are you from?" | She asked me where I was from. |
| "What can you offer us?" | He asked what I could offer them. |
| "Why have you left your job?" | They asked why I had left my job. |
do, does ve did düşer
Doğrudan sorudaki do, does, did yalnızca soruyu kurmak için oradadır; düz cümlenin buna ihtiyacı yoktur, bu yüzden aktarılan soruda kaybolur. Zamanı artık ana fiil kendisi taşır ve her zamanki gibi bir adım geri gider.
| Doğrudan soru | Aktarılan soru |
|---|---|
| "Where do you live?" | She asked me where I lived. |
| "What does the job involve?" | I asked what the job involved. |
| "Why did you apply?" | They asked why I had applied. |
Evet/hayır soruları: if ya da whether
Soru sözcüğü olan bir soru (what, where, why, when, how, who, which) bu sözcüğü aktarılan kısmın başında tutar. Evet/hayır sorusunun soru sözcüğü yoktur; Türkçe bunu -ıp -madığını ya da … mı diye ile çözer, İngilizce ise başa if ya da whether koyar. Burada ikisi aynı anlamdadır; whether biraz daha resmîdir ve or not ile genelde o seçilir.
| Soru türü | Doğrudan | Aktarılan |
|---|---|---|
| yes/no → if | "Do you speak French?" | He asked if I spoke French. |
| yes/no → whether | "Are you free on Friday?" | She asked whether I was free on Friday. |
| wh-question | "When can you start?" | They asked when I could start. |
En sık kullanılan aktarma fiili ask'tir. Ardından kişi gelebilir (She asked me where…) ya da doğrudan devam edebilir (She asked where…). Wanted to know ve wondered da aynı şekilde kullanılır: He wanted to know how much experience I had.
Türkçe konuşanın tuzağı diye'dir: “Nerelisin?” diye sordu derken soru olduğu gibi kalır, ve bu alışkanlık İngilizceye She asked me where was I from ya da She asked where are you from olarak taşınır. Soruyu olduğu gibi bırakmayın; yeniden kurun: She asked me where I was from, He asked what I wanted. Her aktarılan soruda üç şeyi kontrol edin: Özne soru sözcüğünün (ya da if/whether'ın) hemen arkasında mı? do/does/did yok mu? Soru işareti yok mu? Üçü de evetse cümle doğrudur.
Buradaki if bir şart değildir: eğer anlamı taşımaz, Türkçedeki -ıp -madığını ya da mı diye karşılığıdır. He asked if I spoke French = Fransızca bilip bilmediğimi sordu. Ayrıca aktarılan sorunun önüne that koymayın; that yalnızca aktarılan ifadelere aittir: He said that he was busy, ama He asked if I was busy.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 15 sorudan 6 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
"Where do you work?" The interviewer asked me ___.
"Do you have a driving licence?" She asked ___ I had a driving licence.
They wanted to know ___ or not I could travel for work.
"What does your company make?" He asked what my company(make).
"Do you enjoy working with customers?" They asked if I(enjoy) working with customers.
"Where does your sister work?" He asked where my sister(work).
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
I asked what the job involved.
İşin neleri içerdiğini sordum.
She asked me where I lived.
Bana nerede yaşadığımı sordu.
They asked who my references were.
Referanslarımın kim olduğunu sordular.
They asked when I could start.
Ne zaman başlayabileceğimi sordular.
He asked if I spoke French.
Fransızca konuşup konuşmadığımı sordu.
She asked me where I was from.
Bana nereli olduğumu sordu.
He asked what I could offer them.
Onlara ne sunabileceğimi sordu.
They asked why I had left my job.
İşimden neden ayrıldığımı sordular.
She asked whether I was free on Friday.
Cuma günü boş olup olmadığımı sordu.
They asked if my CV was up to date.
Özgeçmişimin güncel olup olmadığını sordular.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 25
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
İşin neleri içerdiğini sordum.
Dolaylı soru; 'asked' kullan, 'bana' yok.