Amacı, vesileyi ya da süreyi bildiren for
Kısaca
| fordan sonra | tanımlık? | örnek |
|---|---|---|
| öğün adı | yok | soup for dinner, eggs for breakfast |
| başka bir isim | normalde aldığı tanımlık | a lemon for the fish, onions for the sauce, a cake for the party |
| çoğul / sayılamayan isim | gerekmez | flour for pancakes |
| bir süre | a/an ya da bir sayı | for an hour, for five minutes, for two hours, for a week |
for = için, ama ismin önüne gelir. Sayıdan sonra birim çoğul olur (hours). Öğünlerde bulunma eki (kahvaltıda) değil, for kullanılır.
A1 · 52. ders · *for dinner*, *for two hours*: amacı ve süreyi bildiren *for*
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
for, Türkçedeki içinin karşılığıdır. Ancak bir farkla: için ismin arkasına gelir, for ise önüne. Bu derste for iki iş görüyor. Birincisi bir şeyin ne için olduğunu ya da hangi öğüne veya etkinliğe ait olduğunu söylemek: It's for the fish. İkincisi bir şeyin ne kadar sürdüğünü söylemek: I cooked for two hours.
Amaç ve vesile: for + bir şey, bir öğün ya da bir etkinlik
Önce şeyi söyleyin, sonra for ve neye ait olduğunu: milk for the coffee, onions for the sauce, a big pot for the soup. for hiç değişmez, Türkçedeki gibi ek de almaz. Ondan sonra gelen isim normalde hangi tanımlığı alıyorsa onu alır: hangi kahve olduğunu ikimiz de biliyorsak the, herhangi bir tencereyse a, çoğul ya da sayılamayan bir isimse some veya hiçbir şey (bread for the sandwiches, money for vegetables). Türkçede tanımlık olmadığı için bu kararı kendiniz vermeniz gerekiyor.
Öğün adları istisnadır, sebebini de 48. dersten biliyorsunuz. Orada work, school, bed gibi gündelik işler tanımlıksız kullanılıyordu. Öğünler de gündelik işlerdendir, o yüzden fordan sonra tanımlık almazlar: soup for dinner, eggs for breakfast, a sandwich for lunch, fruit for dessert. Türkçede bunu çoğu zaman bulunma ekiyle söyleriz (kahvaltıda yumurta, akşam yemeğinde çorba), ama İngilizcede in ya da at değil, for kullanılır.
| Yapı | Örnek | Ne söylüyor |
|---|---|---|
| for + öğün adı, tanımlıksız | We're having fish for dinner. | yemeğin hangi öğüne ait olduğu |
| for + tanımlığıyla birlikte isim | I need a lemon for the fish. | şeyin ne için olduğu |
| for + çoğul ya da sayılamayan isim, tanımlık gerekmez | She bought flour for pancakes. | şeyin ne için olduğu |
Öğün dışındaki vesileler (a cake for the party, flowers for the table, a dress for the wedding) sıradan isimlerdir ve tanımlıklarını korurlar.
Tanımlıksız kullanılan öğün adları şunlardır: breakfast, lunch, dinner, supper, dessert, bir de öğün anlamındaki tea. fordan sonra bunların önüne the ya da a koymayın. Türkçedeki kahvaltıda gibi bulunma ekini de in/at diye çevirmeyin, burada for gelir. Bunların dışındaki her isim normal tanımlığını alır: for the soup, for the sauce, for a sandwich, for the guests.
Süre: for + bir zaman uzunluğu
forun ikinci işi ne kadar süre? sorusunu cevaplamaktır. Ardından bir sayı ve bir birim ya da a/an ve bir birim gelir: for an hour, for two hours, for five minutes, for three days, for a week. Şimdiki zamandaki bir fiille de (I cook for an hour every evening) geçmiş zamandaki bir fiille de (We waited for forty minutes) kullanılır ve genellikle cümlenin sonunda durur.
Türkçe süreyi çoğu zaman edatsız söyler: iki saat bekledik. Bu derste İngilizcede for koyun. iki saat boyuncayı da during ile çevirmeyin: during bir sayı ve birimle kullanılmaz, burada for gerekir. iki saattir bekliyoruz gibi -dir ekli cümleler ise ayrı bir yapıdır ve sonraki bir derste işlenecek.
| Süre | Örnek |
|---|---|
| a / an + birim | Leave the bread in the oven for an hour. |
| sayı + çoğul birim | The soup cooked for two hours. |
| daha uzun bir süre | My parents stayed with us for a week. |
İki işi birbirinden ayırmak kolaydır, fordan sonra gelene bakın: bir şey ya da öğünse amaçtır, dakika, saat, gün ya da hafta sayısıysa süredir.
Bu dersin kapsamı dışında kalanlar
- Alıcıyı bildiren for (a present for you, I made this for my mother). Bu, aynı kelimenin üçüncü bir işi. Karşınıza çıkacak ama alıştırmalarda bu çalışılmıyor.
- wait for, look for. Bunlarda for fiile aittir ve anlam ikisinden birlikte çıkar, tıpkı 47. dersteki öbek fiiller gibi. Türkçede beklemekin edat almaması sizi yanıltmasın.
- Amaç bir fiille de söylenebilir: I went to the shop to buy milk. Bunu I went to the shop for milk. ile karşılaştırın. Fiilin önüne to gelir, ismin önüne for. Türkçede ikisinde de için kullanılsa da (süt almak için, süt için) fiilin önüne for koymayın.
Sayıdan sonra birimi çoğul yapın. Türkçe iki saat der ama İngilizce two hours der, two hour demez. all ya da every ile başlayan sürelerin önüne de for koymayın: all day, every morning doğrudur, for all day yanlıştır.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 17 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
We're having fish ___.
What did you have ___ this morning?
Do you want cheese ___ or fruit?
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
We're having fish for dinner.
Akşam yemeği için balık yiyoruz.
She bought flour for pancakes.
Krep için un aldı.
I need a lemon for the fish.
Balık için bir limona ihtiyacım var.
I went to the shop for milk.
Süt için dükkâna gittim.
What are we having for breakfast? Porridge with honey.
Kahvaltı için ne yiyoruz? Ballı yulaf lapası.
Is this jam for the pancakes or for the toast?
Bu reçel krepler için mi, yoksa tost için mi?
Mum bought a new tablecloth and candles for the wedding.
Annem düğün için yeni bir masa örtüsü ve mumlar aldı.
I'm making a strawberry cake for the picnic on Saturday.
Cumartesi günkü piknik için çilekli bir pasta yapıyorum.
Buy some olive oil and fresh basil for the sauce.
Sos için biraz zeytinyağı ve taze fesleğen al.
There's apple pie with custard for dessert, but eat your peas first.
Tatlı için muhallebili elmalı turta var, ama önce bezelyelerini ye.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 33
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Akşam yemeği için balık yiyoruz.