Şimdiki zaman (present continuous, olumlu)
Kısaca
Present continuous = be + fiil-ing: yalnızca şu an süren eylem için.
| Özne | be | + -ing |
|---|---|---|
| I | am | wearing |
| you | are | wearing |
| he / she / it | is | wearing |
| we | are | wearing |
| they | are | wearing |
Yazım: okunmayan -e düşer (make → making); tek ünlü + tek ünsüz ikilenir (sit → sitting).
be'yi atlamayın. Alışkanlık (usually / every day) Türkçede -iyor olsa da İngilizcede present simple'dır.
A1 · 26. ders · Şimdiki zaman (present continuous)
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
Türkçede şu an olan bir şeyi tek kelimeyle söylersiniz: giyiyor, yürüyor. İngilizcede bunun karşılığı olan present continuous iki parçadan oluşur: önce be fiilinin bir hâli (am, is, are), sonra -ing eki almış fiil. He is walking his dog. — Köpeğini gezdiriyor. Yani İngilizcedeki -ing, Türkçedeki -iyor'a yakındır; ama kişiyi ek değil, önündeki am / is / are gösterir.
Şimdi mi, her zaman mı?
Türkler için asıl tuzak burada. Türkçede -iyor alışkanlık için de kullanılır: Her gün otobüsle işe gidiyorum. İngilizce bunu yapmaz. Alışkanlık, tekrar eden ya da genel olan her şey present simple ile söylenir; present continuous yalnızca şu anda süren, henüz bitmemiş eylem içindir.
| Present simple (genellikle) | Present continuous (şimdi) |
|---|---|
| He takes the bus to work. | He is taking the bus now. |
| I play football on Sundays. | I am playing football now. |
| They shop on Saturdays. | They are shopping right now. |
now, right now, at the moment, today gibi kelimeler genellikle present continuous ile gelir. always, usually, every day, on Sundays gibi kelimeler present simple ister — Türkçede bunlarla -iyor desek bile.
Cümlede every day, usually, on Sundays gibi bir sıklık sözü varsa, Türkçe aklınızdan -iyor geçse de İngilizcede -ing kullanmayın: I play football on Sundays, I am playing değil.
İki parça
Birinci parça be'dir ve özneye göre öğrendiğiniz gibi değişir: I ile am, he / she / it ile is, you / we / they ile are. İkinci parça -ing'li fiildir ve hiç değişmez: herkes için wearing.
| Özne | be | fiil + -ing | Örnek |
|---|---|---|---|
| I | am | wearing | I am wearing a hat. |
| you | are | wearing | You are wearing my scarf. |
| he / she / it | is | wearing | She is wearing black boots. |
| we | are | wearing | We are wearing our new jackets. |
| they | are | wearing | They are wearing shorts. |
be'nin kısaltmaları burada da geçerlidir ve konuşmada normal olan budur: I'm wearing, she's wearing, they're wearing. Hem tam hâli hem kısaltması doğrudur.
Türkçede giyiyor tek kelime olduğu için is'i atlamak çok kolaydır: She wearing a coat yanlıştır. She is wear a coat de yanlıştır. Her zaman ikisini birden söyleyin: be VE -ing. -ing'li fiile de asla -s eklemeyin: she is wearing, she is wearings değil.
-ing biçiminin yazımı
Çoğu fiile yalnızca -ing eklenir: wear → wearing, look → looking, buy → buying. İki grup fiilde önce yazım değişir.
- Okunmayan -e ile biten fiil e'yi düşürür. make → making, take → taking, come → coming, have → having, write → writing. İngilizcede makeing diye bir yazım yoktur.
- Tek ünlü + tek ünsüzle biten kısa fiil son ünsüzü ikiler. sit → sitting, run → running, put → putting, get → getting, shop → shopping, swim → swimming. İkileme ünlünün kısa kaldığını gösterir: sitting, siting değil.
| Yalın hâl | -ing biçimi | Ne oluyor |
|---|---|---|
| wear | wearing | yalnızca -ing eklenir |
| look | looking | yalnızca -ing eklenir |
| make | making | okunmayan -e düşer |
| take | taking | okunmayan -e düşer |
| sit | sitting | ünsüz ikilenir |
| shop | shopping | ünsüz ikilenir |
İkileme yalnızca sonda TEK ünlüden sonra TEK ünsüz varsa olur: sit, run, shop. Sonda iki ünlü (look, wear, read) ya da iki ünsüz (want, help, dress) varsa sadece -ing ekleyin: looking, wearing, wanting, dressing.
-ing almayan birkaç fiil
Türkçede biliyorum, istiyorum, seviyorum, beğeniyorum dersiniz; İngilizcede bu fiiller durum bildirdiği için genellikle -ing almaz: know, want, like, love, need ve "sahip olmak" anlamındaki have. Şu an doğru olsa bile I want a new coat, She likes your shoes denir; I am wanting ya da She is liking denmez. Türkçedeki -iyor'u buraya taşımayın. Bu konuya ileride döneceğiz; şimdilik yalnızca fark edin.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 17 sorudan 6 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
Look! She is ___ a red dress.
I(be) putting on my gloves right now.
You(be) wearing my scarf!
It(be) raining, so I am wearing my boots.
Present continuous'ta *they* ile hangi *be* biçimi kullanılır?
Hangi cümle şu anda olan bir şeyi anlatıyor?
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
They are wearing shorts.
Şort giyiyorlar.
They are shopping right now.
Onlar şu an alışveriş yapıyorlar.
She is wearing black boots.
Siyah çizmeler giyiyor.
You are wearing my scarf.
Benim atkımı takıyorsun.
I am playing football now.
Şu an futbol oynuyorum.
I am wearing a hat.
Şapka takıyorum.
He is taking the bus now.
O şu an otobüse biniyor.
You are sitting on my sweater.
Benim kazağımın üstünde oturuyorsun.
We are wearing our new jackets.
Yeni ceketlerimizi giyiyoruz.
My jeans are drying on the chair.
Kot pantolonum sandalyenin üstünde kuruyor.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 52
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Onlar şu an alışveriş yapıyorlar.