used to: geçmişteki alışkanlıklar ve durumlar
Kısaca
| Biçim | |
|---|---|
| Olumlu | I / you / he / we used to live here. |
| Olumsuz | I didn't use to live here. |
| Soru | Did you use to live here? |
| Kısa cevap | Yes, I did. / No, I didn't. |
- used to + yalın fiil: geçmişte süren ama artık olmayan bir alışkanlık ya da durum (Türkçedeki eskiden ...-rdı). Durumlar için de kullanılır: Türkçede düz geçmiş (vardı) dediğiniz yerde de geçerlidir.
- used to'dan sonra fiil yalındır: used to had değil, used to have.
- didn't ve did sonrasında -d düşer: used to değil, use to.
- Her özne için aynı biçim kullanılır. Kalıbın şimdiki zamanı yoktur; bugünkü alışkanlık için present simple gerekir.
A2 · 6. ders · used to: geçmişteki alışkanlıklar
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
Eskiden olup artık olmayan alışkanlıkları Türkçede eskiden ve -(I)rdı ile anlatırsınız: Eskiden okula yürürdüm. İngilizcede bu işi tek, sabit bir kalıp yapar: used to + yalın fiil. I used to walk to school. Türkçedeki -rdı gibi iki şeyi birden söyler: defalarca oldu, artık olmuyor. İkinci kısmı ayrıca söylemenize gerek yok.
Olumlu: used to + yalın fiil
Türkçede kişi eki fiile gelir (yürürdüm, yürürdü, yürürdük). İngilizcede hiçbir şey değişmez: used to her öznede aynıdır, arkasındaki fiil de yalın hâldedir. -s, -ed ya da -ing almaz. Kişiyi yalnızca özne gösterir.
| Özne | used to | yalın fiil | |
|---|---|---|---|
| I | used to | live | in a small village. |
| She | used to | have | very long hair. |
| We | used to | play | football after school. |
| My parents | used to | read | to me every night. |
used to had değil, used to have deyin. Geçmiş zaman bir kez, used üzerinde gösterilir. Arkasındaki fiil yalın kalır, tıpkı didn't ya da did sonrasındaki fiil gibi.
Alışkanlıklar ve durumlar
Türkçe burada ayrılır. Tekrarlanan bir eylem için -rdı kullanırsınız, ama uzun süren bir durum için çoğu zaman düz geçmiş yeter: Eskiden bisikletim vardı. İngilizcede ikisi de used to alır: tekrarlanan eylem (We used to go camping every summer) de, süren durum (I used to be afraid of dogs; He used to have a bike) da. Türkçede -dı dediğiniz yerde de İngilizcede used to gerekebilir. Tek koşul, durumun bitmiş olmasıdır. Bugün hâlâ doğru olan bir şey used to ile söylenmez.
Olumsuz: didn't use to
Türkçede olumsuzluk fiilin içine girer (yürümezdim). İngilizcede didn't başa gelir ve geçmiş zamanı o taşır. Bu yüzden used sonundaki -d'yi kaybeder ve yeniden use olur.
| Olumlu | Olumsuz |
|---|---|
| I used to like coffee. | I didn't use to like coffee. |
| He used to smoke. | He didn't use to smoke. |
| They used to live here. | They didn't use to live here. |
didn't used to değil, didn't use to yazılır. Konuşurken fark duyulmaz, çünkü use to ile used to aynı okunur. Ama yazıda didn't'ten sonra -d düşer. didn't went nasıl yanlışsa ve doğrusu didn't go ise, bu da öyledir.
Soru: Did ... use to ...?
Türkçede soruyu fiile mı ekleyerek kurarsınız (çalar mıydın?). İngilizcede did öznenin önüne geçer ve used yine use olur. Soruyu bir soru sözcüğü de başlatabilir; ondan sonrası aynı sırayı korur.
- Did you use to play an instrument? — Yes, I did. / No, I didn't.
- Did your brother use to be quiet? — No, he didn't!
- Where did you use to live?
- What did you use to do at weekends?
Kısa cevaplarda, her past simple sorusunda olduğu gibi did tekrarlanır. use to hiçbir zaman tekrarlanmaz.
O zaman ve şimdi
used to en çok, şimdiyi anlatan bir present simple cümlesinin yanında işe yarar. İki yarım birlikte bu kalıbın asıl amacı olan karşıtlığı kurar; genellikle but ya da now ile bağlanırlar.
| O zaman (used to) | Şimdi (present simple) |
|---|---|
| I used to hate vegetables, | but now I love them. |
| She used to walk to work. | Now she drives. |
| We didn't use to have a computer. | Now everyone has one. |
Aynı fikir için not ... any more ve no longer kalıplarını zaten biliyorsunuz. Ama ikisi aynı işi görmez: I used to smoke geçmişteki alışkanlığa bakar, I don't smoke any more bugünkü duruma. İkisini birlikte söylemek de çok doğaldır: I used to smoke, but I don't any more.
used to kalıbındaki used, size kullanmak olarak öğretilen use fiili değildir. Cümleyi "kullandı" diye çözmeye çalışmayın: I used to walk to school "eskiden okula yürürdüm" demektir. Kalıbı tek parça bir geçmiş işareti olarak ezberleyin.
Ne zaman KULLANILMAZ
- Bir kez olup bitmiş bir eylem için past simple kullanın: I went to Paris last year; I used to go to Paris last year asla denmez.
- Hâlâ doğru olan bir şey için present simple kullanın: I live in Berlin. I used to live in Berlin dersek taşındığınızı söylemiş olursunuz.
- used to kalıbının şimdiki zaman biçimi yoktur. Bugünkü bir alışkanlık için Türkçede geniş zamanı (okula yürürüm) kullanırsınız; İngilizcede bu işi present simple görür. Şimdiki zaman için use to diye bir kalıp yoktur.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 14 sorudan 5 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
When I was young, I ___ in a small village.
My grandmotherto make apple pie every Sunday. (use)
My sister ___ very long hair when she was ten.
I ___ like vegetables when I was small.
Ito be afraid of the dark, but now I sleep with the light off. (use)
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
I didn't use to like coffee.
Eskiden kahveyi sevmezdim.
I used to walk to school.
Eskiden okula yürüyerek giderdim.
Where did you use to live?
Eskiden nerede yaşardın?
We used to play football after school.
Eskiden okuldan sonra futbol oynardık.
Did you use to play an instrument?
Eskiden bir enstrüman çalar mıydın?
She used to have very long hair.
Eskiden çok uzun saçları vardı.
Did you use to have a nickname at school?
Eskiden okulda bir lakabın var mıydı?
My little brother didn't use to be very brave.
Küçük kardeşim eskiden pek cesur değildi.
My granny used to make apple pie every Sunday.
Anneannem eskiden her pazar elmalı turta yapardı.
We used to chase frogs by the pond all afternoon.
Eskiden bütün öğleden sonra göletin kenarında kurbağa kovalardık.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 44
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Eskiden kahveyi sevmezdim.
Geçmişteki durum, artık böyle değil.