do ile present simple olumsuz

Kısaca

Özne + don't / doesn't + yalın fiil

Özne Olumsuz
I don't play
you don't play
he / she / it doesn't play
we don't play
they don't play

-s yalnızca does üzerindedir, asıl fiil onu hiç almaz: she doesn't play. she doesn't plays her zaman yanlıştır. Fiil cümlesinde am/is/are yoktur (I am not play değil). be ise do almaz: she isn't here.

A1 · 19. ders · Present simple: olumsuz cümleler

Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı

Geçen derste insanların ne yaptığını söylemeyi öğrendin: I play tennis, she plays tennis. Şimdi ne yapmadıklarını söyleyeceğiz. Burada Türkçe ile İngilizce aynı ayrımı yapar. Türkçede isim cümlesi değil ile olumsuz olur (yorgun değilim), fiil ise -ma/-me ekini alır (oynamıyorum). İngilizcede de be tek başına not alır (I am not tired, she isn't here). Diğer bütün fiillerin olumsuzu ise farklı kurulur.

Farkı şurada: İngilizce fiile olumsuzluk eki eklemez. Türkçedeki -ma/-me yerine fiilin önüne ayrı bir yardımcı kelime gelir: do. Fiilin kendisi hiç değişmez. I play not tennis ya da I not play tennis yanlıştır.

don't ve doesn't

Olumsuz cümle için fiilin önüne do not ya da does not koyulur. Konuşmada ve yazının neredeyse tamamında bunlar kısalır: don't ve doesn't. Hangisinin geleceğini özne belirler, tıpkı geçen dersteki -s gibi: he, she, it ve tek bir kişi ya da şey için doesn't, geri kalan herkes için don't.

Present simple olumsuz: özne + don't/doesn't + fiil
ÖzneOlumsuzÖrnek
Idon'tI don't play tennis.
youdon'tYou don't watch football.
he / she / itdoesn'tShe doesn't read comics.
wedon'tWe don't go to the cinema.
theydon'tThey don't listen to jazz.

-s, does'a geçer

Olumlu cümlede üçüncü tekil şahıs fiile -s ekler: she reads, he watches. Olumsuzda bu -s zaten does kelimesinin içindedir (do + -s). Asıl fiil yalın hâline döner ve hiçbir ek almaz. Türkçede de olumsuzluk ve şahıs aynı fiilin üstünde birleşir (okumuyor). İngilizcede ise ikisi de does üzerinde toplanır, asıl fiil çıplak kalır.

  • She reads comics. → She doesn't read comics.
  • He watches football. → He doesn't watch football.
  • My brother plays the guitar. → My brother doesn't play the guitar.

En sık iki hata şunlar. Birincisi am/is/are ile do'yu karıştırmak: oynamıyorum kelimesindeki -um ekini çevirip I am not play demek yanlıştır. Fiil cümlesinde be yoktur, doğrusu I don't play. İkincisi -s'yi iki kez koymak: She doesn't reads de she don't read de yanlıştır. Cümleyi kafanda söyle ve -s'yi yalnızca bir kelimenin taşıdığını kontrol et: o kelime does.

be ve diğer bütün fiiller

Bu ayrımı Türkçeden zaten biliyorsun: değil ↔ be + not, -ma/-me ↔ don't/doesn't + fiil. be hiçbir zaman do almaz (I'm not busy, they aren't at home). Diğer her fiil (tablodaki any other verb) don't ya da doesn't ve ardından fiilin yalın hâlini ister. I don't am ya da she isn't play gibi bir şey yazdıysan iki kalıp birbirine karışmıştır.

be, not alır; diğer fiiller don't/doesn't alır
FiilOlumluOlumsuz
beShe is at home.She isn't at home.
any other verbShe stays at home.She doesn't stay at home.

Uzun biçimler

do not ve does not kısaltılmamış biçimlerdir. Her yerde doğrudurlar. Vurgu için (I do NOT like camping) ya da resmî yazıda kullanılırlar. Günlük konuşmada don't ve doesn't olağan seçimdir ve bu dersin alıştırmaları da bunları kullanır.

Okuduğunu kontrol et

Bu dersin uygulamada sorduğu 15 sorudan 6 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.

  1. She(do) not play tennis.

  2. My brother(do) not watch football.

  3. It(do) not rain here in August.

  4. I ___ like horror films.

  5. You ___ need a ticket for the park.

  6. We ___ swim in winter.

Kurstan örnekler

İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.

  1. You don't watch football.

    Futbol izlemezsin.

  2. She doesn't read comics.

    O çizgi roman okumaz.

  3. I don't play tennis.

    Tenis oynamam.

  4. My parents don't travel much.

    Annem ve babam çok seyahat etmez.

  5. She doesn't stay at home.

    O evde kalmaz.

  6. They don't listen to jazz.

    Caz dinlemezler.

  7. They don't play chess very often.

    Çok sık satranç oynamazlar.

  8. We don't go to the cinema.

    Sinemaya gitmeyiz.

  9. She doesn't knit, but she sews.

    O örgü örmez ama dikiş diker.

  10. Our team doesn't practise on Sundays.

    Takımımız pazar günleri pratik yapmaz.

Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 48

Kendin dene

Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.

2121/4

Cümleler

İngilizce yaz

O evde kalmaz.

"O" bir kadın

1 / 4

Bu kuralı uygulamada çalış