for + bir süre
Kısaca
| Zaman | Örnek |
|---|---|
| past simple | I lived there for ten years. (bitti) |
| present | I nap for twenty minutes every day. / I'm staying for a week. |
| future | We'll be away for a fortnight. / I'm going to stay for a month. |
for = ne kadar ("üç gün boyunca") · during = ne zaman (during the summer, "yaz boyunca") · since = başlangıç noktası, yalnızca perfect zamanlarla ("-den beri").
B1 · 49. ders · for + bir süre
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
for'u present perfect ile zaten biliyorsun: I've lived here for three years ("üç yıldır burada yaşıyorum"). Ama for present perfect'e bağlı değildir. Türkçedeki boyunca ya da hiç ek almayan süre ifadesi gibi (bir saat bekledik) yalnızca ne kadar sürdüğünü ölçer ve hemen her zamanla kullanılır. Ne zaman olduğunu zaman söyler; ne kadar sürdüğünü for söyler.
Kalıp
for + süre: for ten minutes, for an hour, for two weeks, for a decade, for a while, for ages, for years. Türkçede süre fiilden önce gelir. İngilizcede bu öbek genellikle cümlenin sonunda, fiilden ve nesnesinden sonra durur. Türkçede bir saat bekledik der, edat kullanmazsın. İngilizcede for'u yazılı ve dikkatli konuşmada koru.
| Ne zaman? | Zaman | Örnek | Anlamı |
|---|---|---|---|
| bitmiş geçmiş | past simple (-di'li geçmiş) | I lived in Spain for ten years. | Bitti: artık orada yaşamıyorum. |
| şimdi / her zaman | present simple ya da continuous | She works nights for a week every month. / I'm staying with my aunt for a few days. | Bir alışkanlık ya da şu an süren geçici bir durum. |
| gelecek | will, going to, present continuous | We'll be away for a fortnight. / He's going to stay for a month. | Ne kadar süreceğine dair bir plan ya da tahmin. |
Past simple: süre bitmiştir
Past simple ile sürenin tamamı geçmişte kalmıştır: We waited for an hour = "bir saat bekledik". Fark for'dan değil zamandan gelir: I lived abroad for five years "beş yıl yurt dışında yaşadım" (döndüm) demektir. I've lived abroad for five years ise "beş yıldır yurt dışında yaşıyorum" (hâlâ oradayım) demektir.
Şimdiki ve gelecek zaman
Present simple ile for düzenli tekrarlanan bir şeyin ne kadar sürdüğünü söyler: I usually nap for twenty minutes after lunch. Present continuous ile geçici bir düzenlemeyi anlatır. Bu, Türkçedeki -lığına ekine denk gelir: I'm staying here for a week = "bir haftalığına buradayım". will ya da going to ile gelecekteki bir durumun süresini verir: The shop will be closed for two days.
for, during, since?
- for + NE KADAR (bir süre uzunluğu): for three days, for a long time. Türkçe "üç gün boyunca".
- during + NE ZAMAN (adı olan bir olay ya da dönem): during the summer, during the film, during the night. Türkçe "yaz boyunca", "film sırasında".
- since + bir BAŞLANGIÇ NOKTASI, yalnızca perfect zamanlarla: since Monday, since 2019. Türkçe "pazartesiden beri".
Türkçedeki boyunca hem for'a hem during'e karşılık gelir. Bu yüzden "üç gün boyunca" sözünü during three days diye çevirme. boyunca'dan önce bir sayı ya da süre varsa (üç gün, iki saat) for kullan. Bir olayın ya da dönemin adı varsa (yaz, film, tatil) during kullan. Aynı tuzak -dır ekinde de var: "üç gündür" sözünü since three days diye çevirme. -dır bir süreyi ölçüyorsa for gelir, "-den beri" gibi bir başlangıç noktası veriyorsa since gelir.
"Üç yıldır burada yaşıyorum" cümlesi şimdiki zamanla kurulmaz: I'm living here for three years bir plan bildirir ("üç yıllığına buradayım"). Hâlâ süren bir durum için present perfect kullan. Soruyu How long ...? ile sor. Konuşmada cevaptaki for çoğu zaman düşer: How long did you wait? — (For) about an hour. "Bütün gün", "bütün hafta" gibi ifadeleri all day, all week diye for olmadan kur: I worked all day, for all day değil.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 13 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
We lived in Rome ___ five years, then we moved back home.
I fell asleep ___ the film.
Hangi cümle doğru?
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
We waited for an hour.
Bir saat bekledik.
We'll be away for a fortnight.
İki haftalığına evden uzakta olacağız.
I lived in Spain for ten years.
İspanya'da on yıl yaşadım.
I usually nap for twenty minutes after lunch.
Öğle yemeğinden sonra genellikle yirmi dakika kestiririm.
The shop will be closed for two days.
Dükkân iki gün kapalı olacak.
She'll be on maternity leave for six months.
Altı ay doğum izninde olacak.
I'm looking after my cousin's dog for the weekend.
Kuzenimin köpeğine hafta sonu boyunca bakıyorum.
Will you need the car for the whole day?
Arabaya bütün gün ihtiyacın olacak mı?
I'm staying with my aunt for a few days.
Birkaç günlüğüne teyzemde kalıyorum.
The baby sleeps for about two hours every afternoon.
Bebek her öğleden sonra yaklaşık iki saat uyur.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 32
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Bir saat bekledik.
Bitmiş geçmiş (past simple).