find/make it + sıfat + to + fiil

Kısaca

Kalıp Örnek
find(s) it + sıfat + to fiil I find it hard to sleep. / He finds it easy to relax.
found it + sıfat + to fiil She found it difficult to adapt.
make(s) it + sıfat + to fiil The app makes it simple to pay.
don't / didn't find it + sıfat + to fiil I don't find it easy to say no.

It sondaki to-lu eylemin yerini tutar ve Türkçede karşılığı olmasa da asla atlanmaz: I find hard to sleep. make it + sıfat = -laştırmak.

B1 · 50. ders · I find it hard to…: bir şeyi zor ya da kolay bulmak

Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı

Türkçede bunu zaten söylüyorsunuz: Uyumayı zor buluyorum. Ödemeyi kolaylaştırıyor. İngilizcedeki kalıp aynı fikri anlatır, ama sözcükler başka bir sırayla dizilir: I find it hard to sleep. Önce kişi gelir, sonra find, sonra küçük bir it, sonra sıfat, en sonda da to + fiil.

Türkçeden farkı: zor olan şey sona gider, yerine *it* konur

Türkçede zor olan eylem nesne olarak öne gelir (uyumayı). İngilizcede ise to-lu bir eylem cümlenin ortasında durmaz: onun yerine it konur ve gerçek eylem cümlenin sonuna atılır. Yani it sondaki eylemi, burada to sleep'i temsil eder. Kendi başına bir anlamı yoktur, Türkçede de karşılığı yoktur, ama asla atlanmaz. Türkçe zamiri düşürmeye alışık olduğu için en sık hata budur: I find hard to sleep yanlıştır.

Sıra hiç değişmez: find/make + it + sıfat + to + fiil
Kimfind / makeitsıfatto + fiil
Ifindithardto sleep.
Shefounditeasyto make friends.
The appmakesitsimpleto pay.
Wedon't finditeasyto ask for help.

Dört kullanım

  • Genel olarak, şimdi: find it + sıfat. He/she ile finds olur: He finds it hard to wake up.
  • Geçmişte: found it + sıfat: I found it strange to drive on the left at first.
  • Bir şey buna yol açıyorsa: make it + sıfat. Türkçedeki -laştırmak fiillerinin (kolaylaştırmak, zorlaştırmak) karşılığıdır: özne, işi kolaylaştıran ya da zorlaştıran şeydir. The noise makes it impossible to study. Karşılaştırma sıfatı da olur: makes it easier to…, makes it harder to…, makes it more convenient to….
  • Olumsuz: don't / doesn't / didn't find it + sıfat: She didn't find it hard to adapt. Olumsuzluk sıfata değil, find'a gelir.
KalıpÖrnekAnlam
find it + adjective + toMy dad finds it hard to use his new phone.babam için yeni telefonunu kullanmak zor
found it + adjective + toI found it easy to make friends at university.geçmişte arkadaş edinmek benim için kolaydı
make it + adjective + toThe new timetable makes it easier to plan my week.işi kolaylaştıran şey yeni program
don't find it + adjective + toMany people don't find it easy to say no.onlar için hayır demek kolay değil

Bu kalıba iyi uyan sıfatlar: easy, hard, difficult, simple, impossible, strange, useful, boring, stressful, comfortable, embarrassing, challenging, rewarding, convenient, straightforward, overwhelming.

Türkçe sırayı İngilizceye taşımayın. Eylem öne gelmez, sıfat da sona gelmez: önce find it, sonra sıfat, en son to + fiil. it'i her zaman yazın ve to'yu atlamayın: I find it hard understand yanlış, doğrusu I find it hard to understand.

Türkçe -mekte zorlanıyorum yapısını kelime kelime çevirmeyin. -mekte'nin karşılığı in değildir: bu kalıpta zor olan eylem her zaman to + fiil olur.

make it + sıfat, make somebody do (30. ders) yapısı ile aynı değildir. The noise made me leave. (make + kişi + fiil: bir kişiye bir şey yaptırmak) ile The noise made it hard to sleep. (make + it + sıfat + to: bir işi zorlaştırmak) cümlelerini karşılaştırın.

Sorular, diğer geniş zaman ve geçmiş zaman sorularında olduğu gibi kurulur: Do you find it hard to get up early? Did you find it difficult to learn the language?

Okuduğunu kontrol et

Bu dersin uygulamada sorduğu 12 sorudan 3 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.

  1. Hangi cümle doğru?

  2. These days my dad ___ to use his new phone.

  3. "I find it hard to sleep" cümlesinde "it" neyin yerine geçiyor?

Kurstan örnekler

İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.

  1. I find it hard to sleep.

    Uyumayı zor bulurum.

  2. She found it easy to make friends.

    Arkadaş edinmeyi kolay buldu.

  3. The noise makes it impossible to study.

    Gürültü ders çalışmayı imkânsız kılar.

  4. The app makes it simple to pay.

    Uygulama ödeme yapmayı basit kılar.

  5. I don't find it easy to talk to strangers.

    Yabancılarla konuşmayı kolay bulmam.

  6. We don't find it easy to ask for help.

    Yardım istemeyi kolay bulmayız.

  7. The friendly staff made it straightforward to open a bank account.

    Güler yüzlü personel banka hesabı açmayı basit hâle getirdi.

  8. Subtitles make it easier to understand idioms and slang in films.

    Altyazılar filmlerdeki deyimleri ve argoyu anlamayı kolaylaştırır.

  9. Self-discipline makes it possible to learn a language without a teacher.

    Öz disiplin, öğretmensiz bir dil öğrenmeyi mümkün kılar.

  10. Did you find it difficult to adjust to the new time zone?

    Yeni saat dilimine alışmayı zor buldun mu?

Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 26

Kendin dene

Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.

2121/4

Cümleler

İngilizce yaz

Gürültü ders çalışmayı imkânsız kılar.

1 / 4

Bu kuralı uygulamada çalış