İkinci koşul cümlesi
Kısaca
| if cümleciği | sonuç cümleciği |
|---|---|
| if + past simple (If I had, If she didn't earn) | would / wouldn't + base (I'd buy, she wouldn't need) |
| If I were you, | I'd / I wouldn't + base (tavsiye) |
| could / might + base (mümkün sonuç) |
Soru: What would you do if ...? Türkçedeki -sa ... -ırdı kalıbıdır. if'ten sonraki geçmiş biçim gerçek değil demektir, geçmiş zaman değil. were her kişide kullanılır. if cümleciğine asla would girmez.
B1 · 16. ders · İkinci koşul cümlesi (second conditional)
Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı
Türkçede gerçek olmayan, hayalî bir durum için zaten ayrı bir kalıp var: Piyangoyu kazansam deniz kenarında bir ev alırdım. (Kazanmadım, büyük ihtimalle kazanmayacağım da, sadece hayal ediyorum.) İngilizcenin ikinci koşul cümlesi aynı işi görür: If I won the lottery, I would buy a house. Anlam aynı, fark biçimlerin kuruluşunda. Hatalarınız da tam bu farktan çıkar.
Kalıp
| if cümleciği (hayalî durum) | sonuç cümleciği (hayalî sonuç) |
|---|---|
| if + past simple | would + base form |
| If I had more money, | I would pay off my debts. |
| If she didn't spend so much, | she wouldn't need a loan. |
Türkçedeki -sa/-se (olsa, kazansam) yerine İngilizce if + geçmiş zaman kullanır. Türkçe olsa biçiminde geçmiş zaman eki yoktur, İngilizcede ise var: If I had more money. Bu geçmiş biçim geçmişi anlatmaz, şimdiyi anlatır: şu an yeterince param yok. Geçmiş biçim burada sadece bu gerçek değil işaretidir. Sonuç kısmı Türkçedeki öderdim, alırdım biçimine karşılık gelir: would + yalın fiil, her kişide aynı: I would, you would, she would, they would. Konuşmada would genellikle 'd olarak kısalır: I'd, you'd, she'd, we'd, they'd.
Türkçe olsa geçmiş gibi görünmediği için if'ten sonra fiili şimdiki zamanda bırakmak cazip gelir. Bırakmayın: hayalî bir durumda if'ten sonra have değil had gelir. would ise sadece sonuç kısmına girer, if cümleciğine asla girmez: If I had more money deyin, If I would have more money demeyin.
Olumlu, olumsuz ve soru biçimleri
| Biçim | if cümleciği | sonuç cümleciği | Örnek |
|---|---|---|---|
| affirmative | past simple | would + base form | If I won the lottery, I would buy a house by the sea. |
| negative | didn't + base form | wouldn't + base form | If she earned more, she wouldn't need a loan. |
| question | past simple | would + subject + base form? | What would you do if you lost your job? |
Tabloda: affirmative olumlu, negative olumsuz, question soru demek. Türkçedeki gibi kısımlardan biri ya da ikisi birden olumsuz olabilir: If we didn't have a mortgage, we would travel more. Soruda would öznenin önüne geçer, normal bir sorudaki will gibi: Would you invest your savings if you had the chance? Türkçede koşul hep başa gelir. İngilizcede ise if cümleciği başta (virgülle) ya da sonda (virgülsüz) olabilir ve anlam değişmez.
If I were you: tavsiye vermek
be fiiliyle ikinci koşul genellikle her kişi için were kullanır, was değil: If I were rich, if she were here, if it were cheaper. Gündelik konuşmada If I was duyabilirsiniz ama were her zaman doğrudur. Türkçedeki Senin yerinde olsam... kalıbının karşılığı ise tek ve sabittir: If I were you. Kibar ve çok yaygın bir tavsiye biçimidir.
| should ile tavsiye | Aynı tavsiye If I were you ile |
|---|---|
| You should open a savings account. | If I were you, I would open a savings account. |
| You shouldn't lend him money. | If I were you, I wouldn't lend him money. |
Türkçedeki yerinde sözcüğünün İngilizce karşılığını aramayın. Kalıp kelimesi kelimesine 'ben sen olsam' der ve hiç değişmez: her zaman If I were you deyin, asla If I was you ya da If I am you demeyin. Tavsiyeyi arkasından gelen I'd ya da I wouldn't taşır.
Sonuçta could ve might
would hayalî dünyada sonucun kesin olduğunu söyler (alırdım). Sonuç sadece mümkünse could (alabilirdim, = would be able to) ya da might (belki alırdım, = would perhaps) + yalın fiil kullanın. Tabloda certain result kesin sonuç, possible mümkün demek.
| Sonuç sözcüğü | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| would | certain result | If we saved more, we would buy a car. |
| could | possible, we would be able to | If we saved a little every month, we could afford a new car. |
| might | possible, perhaps | If prices went up again, we might move somewhere cheaper. |
Birinci mi, ikinci mi?
Türkçedeki İşi alırsam daha çok kazanırım ile İşi alsam daha çok kazanırdım arasındaki fark İngilizcede de aynıdır. If I get the job, I will earn more: başvurdunuz ve gerçekten olabilir. If I got the job, I would earn more: olası görmüyorsunuz ya da sadece hayal kuruyorsunuz. Seçimi durumun size ne kadar gerçek geldiği belirler.
Türkçede olsaydı, alırdım hem 'şimdi olsa' hem de 'geçmişte olsaydı' anlamına gelebilir. İngilizcede bu derste öğrendiğiniz kalıp sadece şimdi ve gelecek içindir. Geçmişteki hayalî durumlar için ayrı bir kalıp var, onu ileride göreceksiniz. Geçmişi düşünüyorsanız bu kalıbı kullanmayın.
Okuduğunu kontrol et
Bu dersin uygulamada sorduğu 13 sorudan 5 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.
If I ___ more money, I would buy a flat in the city.
If she(earn) more, she would put some of it in the bank.
If we won the lottery, we ___ pay off the mortgage.
"If I had more money, I would travel" cümlesinde *had* neyden söz eder?
If I(be) you, I would ask the bank for advice.
Kurstan örnekler
İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.
What would you do if you lost your job?
İşini kaybetsen ne yapardın?
Would you still work if you were a millionaire?
Milyoner olsan yine de çalışır mıydın?
If she earned more, she wouldn't need a loan.
Daha çok kazansa, krediye ihtiyaç duymazdı.
If taxes were lower, would the economy grow faster?
Vergiler daha düşük olsa, ekonomi daha hızlı büyür müydü?
If I were you, I wouldn't lend him money.
Senin yerinde olsam, ona borç para vermezdim.
If prices went up again, we might move somewhere cheaper.
Fiyatlar yine yükselse, belki daha ucuz bir yere taşınırdık.
If your salary doubled tomorrow, what would you buy first?
Maaşın yarın ikiye katlansa, önce ne satın alırdın?
Would you invest your savings if you had the chance?
Fırsatın olsa birikimlerini yatırıma çevirir miydin?
If we didn't have a mortgage, we would travel more.
Konut kredimiz olmasa daha çok seyahat ederdik.
If I were you, I would open a savings account.
Senin yerinde olsam, bir tasarruf hesabı açardım.
Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 26
Kendin dene
Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.
Cümleler
İngilizce yaz
Milyoner olsan yine de çalışır mıydın?