be / get used to

Kısaca

Yapı Ardından Anlamı
be used to isim / -ing alışkınım
get used to isim / -ing alışıyorum, alıştım
used to (be/get yok) yalın fiil -erdi: geçmişte, artık değil

to burada -e edatıdır: -meye = -ing, yalın fiil değil. Geçmiş: was used to, got used to. Olumsuzluk be/get üzerinde: isn't used to, can't get used to.

B1 · 33. ders · be used to ve get used to

Bu kuralı öğreten dersten, açıklamanın tamamı

Başka bir ülkeye taşınınca yemek, hava, dil, insanların selamlaşması, başta hepsi garip gelir. Zamanla bu his geçer. Türkçe bunu iki biçimle söyler: alışkın olmak (artık normal) ve alışmak (normal hâle geliyor). İngilizcede karşılıkları be used to ve get used to.

  • I'm used to the cold. — Soğuğa alışkınım. Artık beni rahatsız etmiyor.
  • I'm getting used to the cold. — Soğuğa alışıyorum. Hâlâ biraz garip ama normalleşiyor.
  • I got used to the cold. — Soğuğa alıştım. Önce garipti, sonra normal oldu.

Buradaki to bir edattır, yani Türkçedeki -e

Türkçede alışmak yönelme hâli ister: soğuğ*a alışmak*, yalnız yaşama*ya alışmak*. İngilizcedeki to tam olarak bu -e'dir; bir edattır, in, at, about gibi. Edattan sonra ne geldiğini biliyorsunuz: bir isim, bir zamir ya da fiilin -ing biçimi (interested in learning, good at cooking). Yani Türkçe mantık birebir işler: yaşamaya alışkınım → used to + living. -meye'deki -me bir isim-fiildir ve İngilizcede karşılığı -ing'dir, fiilin yalın hâli asla değildir.

be used to ve get used to
KalıpArdından ne gelirÖrnek
be used to + -ing-ing biçiminde fiil (-meye)I'm used to living alone.
be used to + nounisim ya da zamir (-e)She's used to the spicy food.
get used toisim ya da -ing biçimiYou'll get used to driving on the left.
negativebe ya da get üzerinde not / neverHe isn't used to the noise. I can't get used to it.
pastwas/were used to, got used toWe got used to the long winters.

be mi, get mi?

Ayrım Türkçedekiyle aynı: be used to bir durumdur (alışkınım), get used to bir değişimdir (alışıyorum, alıştım, alışacaksın). get sıradan bir fiil olduğu için her zamanda çekimlenir: I'm getting used to it, I got used to it, You'll get used to it, I've got used to it. be de kişiye ve zamana göre değişir: I'm / she's / they're used to, I was used to, we weren't used to. used kelimesinin kendisi hiç değişmez.

Türkçe alıştım hem "alıştım" hem "artık alışkınım" anlamına gelir. İngilizcede şimdiki durumu anlatıyorsanız be kullanın: Artık buranın havasına alıştım demek istiyorsanız I'm used to… doğal olandır; I got used to… ise alışma sürecinin geçmişte tamamlandığını anlatır.

Olumsuz ve soru

Olumsuzluk be ya da get üzerine kurulur: I'm not used to tipping, She wasn't used to the rain, I can't get used to the time difference, He never got used to the food. Sorular da aynı şekilde: Are you used to the weather yet? Did you get used to the language quickly?

used to + yalın fiil ile karıştırmayın

A2'de başka bir used to öğrendiniz: I used to live in Rome = "Roma'da yaşardım" (artık yaşamıyorum). Bu Türkçedeki -erdi / -ardı'dır; önünde be ya da get yoktur, ardından fiilin yalın hâli gelir ve yalnızca geçmişi anlatır.

YapıAnlamıÖrnek
used to + base formgeçmişteki alışkanlık ya da durum, artık değil (-erdi)I used to live in a small town.
be used to + -ing / nounbenim için normal (alışkınım)I'm used to living in a big city.
get used to + -ing / nounbenim için normalleşiyor (alışıyorum)I'm getting used to living in a big city.

Türkçe -meye'yi "to + fiil" diye çevirmeyin: used to'dan önce be ya da get varsa sonraki fiil -ing alır: I'm used to work*ing at night* (gece çalışmaya alışkınım), I'm used to work at night değil. be ya da get yoksa yalın hâl gelir: I used to work at night (geceleri çalışırdım, artık çalışmıyorum).

Okuduğunu kontrol et

Bu dersin uygulamada sorduğu 15 sorudan 6 tanesi. Biçimi yaz ya da cevabı seç.

  1. I've lived in Scotland for ten years, so I'm(use) to the rain.

  2. It's still hard, but I'm slowly(get) used to speaking Spanish all day.

  3. The first winter in Norway was difficult, but after a year I(get) used to the dark mornings.

  4. Hangi cümle doğru?

  5. Hangi cümle doğru?

  6. "I'm used to the noise" ne anlama gelir?

Kurstan örnekler

İşaretli kelime, kuralın uygulandığı yerdir. Cümleyi dinlemek için oynat düğmesine bas.

  1. I'm used to the cold.

    Soğuğa alışkınım.

  2. I'm used to living alone.

    Yalnız yaşamaya alışkınım.

  3. He isn't used to the noise.

    O gürültüye alışkın değil.

  4. I'm getting used to the cold.

    Soğuğa alışıyorum.

  5. We got used to the long winters.

    Uzun kışlara alıştık.

  6. You'll get used to driving on the left.

    Soldan sürmeye alışacaksın.

  7. Did you get used to tipping waiters in New York quickly?

    New York'ta garsonlara bahşiş vermeye çabuk alıştın mı?

  8. I'm slowly getting used to queuing politely at the bus stop.

    Otobüs durağında nazikçe sıra beklemeye yavaş yavaş alışıyorum.

  9. Our landlord isn't used to tenants who don't speak the language.

    Ev sahibimiz dili konuşmayan kiracılara alışkın değil.

  10. She wasn't used to such crowded trains when she first arrived.

    İlk geldiğinde bu kadar kalabalık trenlere alışkın değildi.

Kursta bu kuralı kullanan cümle sayısı: 24

Kendin dene

Bu kuralı kullanan bir cümleyi çevir. Uygulamadaki gibi, denetleyici bozulan kelimeyi işaretler ve arkasındaki kuralın adını verir.

2121/4

Cümleler

İngilizce yaz

Soğuğa alışkınım.

alışkın olma durumu: be used to

1 / 4

Bu kuralı uygulamada çalış