109 kelime · A1 · A2 · B1 · B2 · 1. ders–56

Zaman ve tarih

Saati söylemek, haftanın günleri, aylar, mevsimler, saatler ve takvimler, süreler ve bir şeyin ne zaman, ne sıklıkla olduğunu anlatan sözcükler.

  • 109 kelime, her biri resmi ve sesiyle
  • Her kelimenin biçim tablosu, uygulamadakiyle aynı
  • Her kart, kursun kelimeyi hangi derste öğrettiğini gösterir

Hangi kurs olursa olsun ilk 10 dersin ücretsiz. Kart bilgisi gerekmez.

Şimdi indirGoogle PlayÇok yakındaHemen indirApp StoreÇok yakında

Henüz mağazalarda değil. E-postanı bırak; çıkış günü tek bir mesaj alacaksın.

Çıkışta tek bir e-posta. Bülten yok, kimseyle paylaşılmaz.

Konulara göre kelimeler

Kelimeler

Kursun öğrettiği sırayla. Biçim tablosunun tamamı için bir kartı aç; ders bağlantısı seni o dersin seviyesine götürür.

  • again

    again

    tekrar; yine

    It's raining again.Yine yağmur yağıyor.

  • morning

    morning

    sabah

    Good morning, teacher!Günaydın, öğretmenim!

  • now

    now

    şimdi

    Must we leave now?Şimdi çıkmalı mıyız?

  • today

    today

    bugün

    Are we early today?Biz bugün erken miyiz?

  • afternoon

    afternoon

    öğleden sonra

    We meet at three in the afternoon.Öğleden sonra saat üçte buluşuruz.

  • last

    last

    son; sonuncu

    The last letter is silent.Son harf okunmaz.

  • day

    day

    gün

    We work every day.Her gün çalışırız.

  • week

    week

    hafta

    She plays tennis twice a week.O haftada iki kez tenis oynar.

  • early

    early

    erken

    beklenen zamandan önce

    Are we early today?Biz bugün erken miyiz?

  • Friday

    Friday

    cuma

    İngilizcede gün adları her zaman büyük harfle yazılır. Türkçede ise cümle içinde genellikle küçük harfle yazılır.

    We aren't busy on Friday.Cuma günü meşgul değiliz.

  • always

    always

    her zaman; hep

    be fiilinden sonra gelir.

    Children are not always quiet.Çocuklar her zaman sessiz değildir.

  • evening

    evening

    akşam

    Are you free tomorrow evening?Yarın akşam müsait misin?

  • Monday

    Monday

    pazartesi

    Türkçenin aksine İngilizcede gün adları her zaman büyük harfle yazılır.

    We have English on Monday.Pazartesi günü İngilizce dersimiz var.

  • still

    still

    hâlâ

    şimdiye kadar sürüyor, bitmedi

    Are you still there?Hâlâ orada mısın?

    Biçimler
    karşılaştırmastiller
    üstünlükstillest
  • time

    time

    zaman; vakit

    Uygun an, müsait vakit anlamında da kullanılır.

    Have we got time for a coffee?Bir kahve için vaktimiz var mı?

  • tomorrow

    tomorrow

    yarın

    Türkçede olduğu gibi başka bir zaman sözcüğünün önüne gelebilir: tomorrow morning.

    Are you free tomorrow evening?Yarın akşam müsait misin?

  • clock

    clock

    saat

    duvar ya da masa saati

    They are watches, not clocks.Onlar kol saatleri, duvar saatleri değil.

  • hour

    hour

    saat

    altmış dakika, süre

    An hour is sixty minutes.Bir saat altmış dakikadır.

  • minute

    minute

    dakika

    An hour is sixty minutes.Bir saat altmış dakikadır.

  • watch

    watch

    saat

    kol saati

    They are watches, not clocks.Onlar kol saatleri, duvar saatleri değil.

  • half

    half

    yarı; yarım

    *l* okunmaz.

    Let's meet on Friday at half past six.Cuma günü altı buçukta buluşalım.

  • year

    year

    yıl; sene

    Yaş da sayıyla birlikte bu kelimeyle söylenir.

    I am eleven years old.On bir yaşındayım.

  • usually

    usually

    genellikle; çoğunlukla

    Bedrooms are usually small.Yatak odaları genellikle küçüktür.

  • never

    never

    asla; hiç

    Fiil olumlu kalır; Türkçedeki gibi fiile ayrıca olumsuzluk eklenmez.

    She is never late.O asla geç kalmaz.

  • yet

    yet

    henüz; daha

    şimdiye kadar

    Has the baby got teeth yet?Bebeğin henüz dişi var mı?

  • late

    late

    geç

    Sıfat olan late ile aynı biçimdedir. Zarf olarak fiilden sonra gelir.

    We sleep late on Sundays.Pazar günleri geç uyuruz.

    Biçimler
    karşılaştırmalater
    üstünlüklatest
  • night

    night

    gece

    "Geceleyin" anlamında at ile kullanılır ve tanımlık almaz.

    I can't sleep at night.Geceleri uyuyamam.

  • o'clock

    o'clock

    saat; tam saat

    Yalnızca tam saatlerde kullanılır ve dakikayla kullanılmaz. Türkçedeki "saat" sayıdan önce gelir, o'clock ise sayıdan sonra.

    It's seven o'clock.Saat yedi.

  • Saturday

    Saturday

    cumartesi

    Türkçeden farklı olarak gün adları İngilizcede büyük harfle yazılır. "Cumartesileri" anlamı için çoğul biçimi ve önünde on kullanılır.

    It's his fortieth birthday on Saturday.Cumartesi onun kırkıncı doğum günü.

  • summer

    summer

    yaz

    mevsim

    We don't go fishing in the summer.Yazın balık tutmaya gitmeyiz.

  • Sunday

    Sunday

    pazar

    haftanın günü

    We sleep late on Sundays.Pazar günleri geç uyuruz.

  • tonight

    tonight

    bu gece; bu akşam

    Tek kelimedir ve önüne edat almaz.

    Call me tonight.Beni bu akşam ara.

  • finish

    finish

    bitirmek

    -sh ile biter: he/she/it ile -es alır.

    When does your wife finish work?Karın işi ne zaman bitirir?

    Biçimler
    mastar: finish · geniş zaman
    kişitekilçoğul
    3.finishes—
  • weekend

    weekend

    hafta sonu

    Türkçede edatsız kullanılır, İngilizcede edat gerekir: at the weekend (İngiliz) ya da on the weekend (Amerikan).

    She visited her grandmother last weekend.Geçen hafta sonu büyükannesini ziyaret etti.

  • August

    August

    ağustos

    Türkçenin aksine İngilizcede ay adları her zaman büyük harfle yazılır.

    When is your birthday? In August?Doğum günün ne zaman? Ağustos'ta mı?

  • during

    during

    sırasında; boyunca

    sırasında'nın aksine ismin önüne gelir; ardından fiil cümlesi değil, isim gelir.

    You didn't laugh once during the comedy.Komedi boyunca bir kez bile gülmedin.

  • often

    often

    sık sık; sıklıkla

    Asıl fiilin hemen önüne ya da cümlenin sonuna gelir, Türkçedeki gibi cümlenin ortasında serbestçe dolaşmaz.

    They are often here on Sunday.Onlar pazar günü sık sık buradalar.

    Biçimler
    karşılaştırmaoftener
    üstünlükoftenest
  • winter

    winter

    kış

    Türkçedeki kışın kelimesi tek kelimedir; İngilizcede başına in gelir.

    Do they ski in winter?Onlar kışın kayak yapar mı?

  • Thursday

    Thursday

    perşembe

    İngilizcede gün adları her zaman büyük harfle yazılır.

    I've got a dentist appointment next Thursday.Gelecek perşembe diş hekimi randevum var.

  • age

    age

    yaş

    Yaş sorulurken bu isim kullanılmaz. Türkçedeki 'kaç yaşında' gibi, İngilizcede de yaş how old ile sorulur.

  • birthday

    birthday

    doğum günü

    This is her fifth birthday.Bu, onun beşinci doğum günü.

  • date

    date

    tarih; buluşma

    gün, ay ve yıl

  • May

    May

    mayıs

    ay

    My birthday is in May.Doğum günüm mayısta.

  • already

    already

    zaten; çoktan

    It's late and I'm already in bed.Geç oldu ve ben çoktan yataktayım.

  • month

    month

    ay

    I must renew my passport this month.Bu ay pasaportumu yenilemeliyim.

  • rarely

    rarely

    nadiren

    *Neredeyse hiç* anlamındadır, ama fiil olumlu kalır. Cümledeki yeri *always* ve *never* ile aynıdır.

    He rarely drives to work.O işe nadiren arabayla gider.

  • sometimes

    sometimes

    bazen

    Türkçedeki *bazen* gibi serbest dolaşmaz: ana fiilden önce, *am, is, are*'dan sonra gelir.

    We sometimes play the guitar on Sunday evening.Pazar akşamı bazen gitar çalarız.

  • Tuesday

    Tuesday

    salı

    Türkçenin aksine İngilizcede gün adları her zaman büyük harfle yazılır. Bir günden söz ederken önüne *on* edatı gelir.

    My sister always works on Tuesday.Kız kardeşim salı günü her zaman çalışır.

  • Wednesday

    Wednesday

    çarşamba

    İlk *d* okunmaz. Yaklaşık *uenzdey* diye söylenir. Büyük harfle yazılır.

    We usually have lunch at home on Wednesday.Çarşamba günü genellikle evde öğle yemeği yeriz.

  • wait

    wait

    beklemek

    Türkçede beklenen doğrudan nesnedir (-i ekiyle); İngilizcede beklenen kişi ya da şeyden önce for gelir: wait for me.

    I'm waiting at the door.Kapıda bekliyorum.

    Biçimler
    mastar: wait · geniş zaman
    kişitekilçoğul
    3.waits—
  • moment

    moment

    an

    'At the moment' 'şu anda' demektir ve present continuous ile sık kullanılır.

    Is he driving at the moment?Şu anda araba kullanıyor mu?

  • April

    April

    nisan

    My parents' thirtieth anniversary is in April.Annemle babamın otuzuncu evlilik yıl dönümü Nisan'da.

  • autumn

    autumn

    sonbahar

    mevsim

    The leaves fall in autumn.Yapraklar sonbaharda düşer.

  • December

    December

    aralık

    ay

    Christmas Day is the twenty-fifth of December.Noel 25 Aralık.

  • February

    February

    şubat

  • January

    January

    ocak

    Türkçeden farklı olarak İngilizcede ay adları her zaman büyük harfle yazılır.

    The exams are in January and June.Sınavlar ocak ve haziranda.

  • July

    July

    temmuz

    We are leaving on the twentieth of July.20 Temmuz'da yola çıkıyoruz.

  • June

    June

    haziran

    The exams are in January and June.Sınavlar ocak ve haziranda.

  • March

    March

    mart

    ay

    It's the third of March today.Bugün üç Mart.

  • midnight

    midnight

    gece yarısı

    Gece saat on iki. Bir saat noktası sayılır, bu yüzden at alır: at midnight (the yok).

    Our flight leaves at midnight.Uçuşumuz gece yarısı kalkar.

  • noon

    noon

    öğlen; öğle vakti

    Gündüz saat on iki. Bir saat noktası sayılır, bu yüzden at alır: at noon (the yok). midday aynı anlamdadır.

  • November

    November

    kasım

    Is your birthday on the sixth of November?Doğum günün 6 Kasım'da mı?

  • October

    October

    ekim

    ay

  • season

    season

    mevsim

    Türkçedeki kışın, yazın gibi tek kelimelik biçimler yoktur; mevsim adının önüne edat gelir.

  • September

    September

    eylül

    In September the children go back to school.Eylülde çocuklar okula geri döner.

  • spring

    spring

    ilkbahar

    mevsim

    In spring the garden is full of flowers.İlkbaharda bahçe çiçeklerle dolu.

  • anniversary

    anniversary

    yıl dönümü

    En çok evlilik yıl dönümü için kullanılır. Doğum günü için kullanılmaz, onun için birthday denir.

    My parents' thirtieth anniversary is in April.Annemle babamın otuzuncu evlilik yıl dönümü Nisan'da.

  • calendar

    calendar

    takvim

  • holiday

    holiday

    tatil; bayram

    işten uzak geçen zaman ya da gezi

    This is our fifth holiday in Italy.Bu, İtalya'daki beşinci tatilimiz.

  • ago

    ago

    önce (şu andan geriye)

    Türkçedeki *önce* gibi sürenin arkasından gelir. Bu anlamda *before* kullanılmaz ve önüne edat gelmez.

    Where were they two hours ago?Onlar iki saat önce neredeydi?

  • yesterday

    yesterday

    dün

    Türkçedeki *dün* gibi edat almaz.

    I was at home yesterday.Dün evdeydim.

  • hurry

    hurry

    acele etmek

    Ünsüz + y ile biter: geçmişte y, i olur.

    It's quarter to eight. Hurry up!Saat sekize çeyrek var. Acele et!

    Biçimler
    mastar: hurry · geniş zaman
    kişitekilçoğul
    3.hurries—
  • until

    until

    -e kadar; -e dek

    zaman bildirir

    She is at work until six.Altıya kadar işte.

  • begin

    begin

    başlamak

    Düzensiz fiil, geçmiş hâli began.

    Biçimler
    mastar: begin · geniş zaman
    kişitekilçoğul
    3.begins—
  • sunset

    sunset

    gün batımı

  • midday

    midday

    öğle; öğlen

    gündüz saat on iki

  • quarter

    quarter

    çeyrek

    dörtte bir; saatte on beş dakika

    It's quarter past nine.Saat dokuzu çeyrek geçiyor.

  • dawn

    dawn

    şafak; tan

    Türkçedeki -de ekinin yerine İngilizcede önüne at gelir.

  • sunrise

    sunrise

    gün doğumu

    Türkçedeki -de ekinin yerine İngilizcede önüne at gelir.

    I get up at sunrise.Gün doğumunda kalkarım.

  • weekday

    weekday

    hafta içi günü

    pazartesiden cumaya

    I don't go out on weekdays.Hafta içi günleri dışarı çıkmam.

  • daily

    daily

    günlük; her günkü

  • timetable

    timetable

    tarife; sefer saatleri

    otobüs, tren ya da vapurların kalkış ve varış saatleri

  • last

    last

    sürmek; devam etmek

    bir süre boyunca sürmek

    Biçimler
    mastar: last · geniş zaman
    kişitekilçoğul
    3.lasts—
  • future

    future

    gelecek

    henüz gelmemiş zaman

Bu konudan başka kelimeler

Henüz hiçbir derste geçmiyorlar. Uygulamada onları raftan ekler ve diğerleri gibi öğrenirsin.

  • afterwards

    afterwards

    sonradan; ardından

    zarf
  • alarm clock

    alarm clock

    çalar saat

    isim
  • annual

    annual

    yıllık

    sıfat
  • century

    century

    yüzyıl; asır

    isim
  • current

    current

    şimdiki; güncel

    sıfat
  • decade

    decade

    on yıl

    isim

    Türkçedeki "on yıl" İngilizcede tek sözcüktür.

  • duration

    duration

    süre

    isim
  • dusk

    dusk

    alacakaranlık

    isim

    Türkçedeki -de ekinin yerine önüne at gelir ve tanımlık almaz.

  • era

    era

    çağ; devir

    isim
  • later

    later

    sonra; daha sonra

    zarf
  • leap year

    leap year

    artık yıl

    isim
  • meanwhile

    meanwhile

    bu arada; o sırada

    zarf
  • millennium

    millennium

    bin yıl; binyıl

    isim
  • monthly

    monthly

    aylık

    sıfat
  • nowadays

    nowadays

    bugünlerde; günümüzde

    zarf
  • past

    past

    geçmiş

    isim
  • period

    period

    dönem; süre

    isim
  • postpone

    postpone

    ertelemek

    fiil
    Biçimler
    mastar: postpone · geniş zaman
    kişitekilçoğul
    3.postpones—
  • recently

    recently

    son zamanlarda; geçenlerde

    zarf
  • schedule

    schedule

    program; çizelge

    isim
  • second

    second

    saniye

    isim

    Sıra sayısı olarak "ikinci" anlamına gelen sözcükle aynı yazılır.

  • soon

    soon

    yakında; birazdan

    zarf
    Biçimler
    karşılaştırmasooner
    üstünlüksoonest
  • weekly

    weekly

    haftalık

    sıfat
2129/16

Cümleler

İngilizce yaz

Biz bugün erken miyiz?

Be we early today?

Tam değil

  • we
  • early
  • today

Dilbilgisini ve kelimenin kartını görmek için işaretli bir kelimeye dokun.

Are we early today?

are: sen “be” yazdın · Şimdiki zamanda *be* ile evet/hayır soruları

Bu cevabın sana maliyeti

KuralŞimdiki zamanda *be* ile evet/hayır soruları3 → 1

Yakından: cümle adımı

Denetleyici akıllı. Ölçü ise esnemez.

Kurstan, bu konudaki bir kelimeyi kullanan bir cümle. Yaz, kontrol et ve işaretli bir kelimeye dokun: arkasındaki kart, yukarıdaki karttır.

  • 1

    Geçerli her cevap kabul edilir.

    Kelime sırası, eş anlamlılar, kısaltılmış biçimler: her cümle kabul edilen bütün söyleyişlerini taşır. Bu cümle 1 tanesini kabul ediyor.

  • 2

    Yazım hataları affedilir ve gösterilir.

    Kayan bir harf yine doğru sayılır. Yanlış bir ek ise asla; dilbilgisi tam orada yaşar.

  • 3

    Her hata belirli bir şeyi düşürür.

    Yanlış bir biçim, bütün cümlenin değil, o kelimenin ya da o kuralın seviyesini yarıya indirir. Zayıf noktaların daha erken geri gelir.

Uygulamayı indir

Hangi kurs olursa olsun ilk 10 dersin ücretsiz. Kart bilgisi gerekmez.

Uygulamada

Bu kelimelerden istediğini öğrendiklerine ekle

  1. 1

    Uygulamanın Kitaplık bölümünde konu rafını aç: aynı kelimeler, her biri kendi seviyenle.

  2. 2

    Bir kelimeye dokun. Buradaki kartın aynısı, seviyen ve onu öğrenme seçeneğiyle birlikte.

  3. 3

    Ekle. Kendi alıştırmalarıyla bir oturuma, sonra sağlamlaşana kadar tekrarlara girer.

Tek bir cümleyle başla.

Yaz, yanlış yap, nedenini anla. Yöntemin tamamı bu.

Hangi kurs olursa olsun ilk 10 dersin ücretsiz. Kart bilgisi gerekmez.

Şimdi indirGoogle PlayÇok yakındaHemen indirApp StoreÇok yakında

Henüz mağazalarda değil. E-postanı bırak; çıkış günü tek bir mesaj alacaksın.

Çıkışta tek bir e-posta. Bülten yok, kimseyle paylaşılmaz.